26 Şubat 2017 Pazar

İLK ÇEKİLİŞİMİ KAZANDIM:)))

SELAMLAR,,,
Geçen haftalarda instagramda bir çekilişe katılmıştım. Cuma günü bu çekilişin sonucu açıklandı. Hediyeler bana kısmet oldu..
Çekilişi düzenleyen kişi  instagramda +“Ezgiselblog” Ezgi Asa  Bursa'dan bir arkadaş olduğu için cumartesi günü Podyumpark'ta hem buluştuk hem de hediyelerimi elden aldım..
Çok tatlı bir arkadaşla tanışma ve kısa bir süre sohbete etme fırsatım oldu.
Kendisine tekrar teşekkür ediyorum..
Peki ne kazandım?
İşte hediyelerim....



*Makyaj çantası
*Dove seyahat boyu deodorant
*Nivea besleyici Bal maskesi
*Eklips seyahat  yedek şişeleri
*Loreal Mıcellar temizleme Suyu Seyahat Boyu
*Naked Concealer
*Diş Fırçası
*Wet&Wild Mega protein Maskara
*KİKO tekli far
*Saç maskesi

Ezgi'nin şu an çalışmalarını sürdürdüğü  bir youtube kanalı var. Takip etmek isterseniz işte kanalı
https://www.youtube.com/watch?v=gHqTMceFNXQ

İnstagramdan da takip etmek isterseniz @ezgiselblog

İlk çekiliş heyacanımı sizlerle paylaşmak istedim.
sevgiyle kalın.....


23 Şubat 2017 Perşembe

FLORMAR TOUCH BRUSH CONCEALER

Ocak ayında yaptığım alışveriş sırasında Flormar'ın "Future Historical Koleksiyonu"nun bir ürünü olan "Radiant Touch Brush Concealer" almıştım.
Daha evvel yazılarımda da bahsetmiştim sadece kozmetik yorumları yazan bir kişi değilim ama dikkatli bir kullanıcı olduğumu düşünüyorum ve naçizane bu ürünle ilgili yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum....
Gerçekten bir kapatıcıya ihtiyacım vardı ve bütçe olarak ta o zaman çok fiyat ayıramayacağım ve bu ürünü de merak ettiğim için Kemeraltı Flormar'dan 14.90 tl. gibi bir fiyata aldım ocak ayında .....
Peki kendi sitesinde  bu kapatıcı ile ilgili ne yazıyor ? Kısaca ona bir göz atalım

 

NEDİR?
Radiant Touch Brush Concealer, aydınlatıcı ve kapatıcı özelliklerini aynı anda taşıyor. Ayrıca ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltan etkisi cilde kusursuz ve canlı bir görünüm kazandırıyor.Tüm cilt tiplerine uygun olarak tasarlanan Flormar kapatıcı, özel basmalı ambalajı sayesinde her zaman doğru miktarda kullanımı sağlar...


BANA GÖRE:
Flormar'a girdiğiniz zaman bu serinin ürünleri Rose-Gold ambalajları ile zaten hemen beni al diye çağrı yapıyor size. "Future Historical Koleksiyonu" ürünleri çok şık ambalaja sahip. Bu Consealer dış görünüş olarak YSL (Yves Saint Laurent) Touch Eclat'a benziyor.
1,8 ml. gramaja sahip.
Kullanım ömrü 12 ay
5 renk seçeneği var.
Benim aldığım 002 Ivory 

Fırçalı uca sahip,arkasında kırmızı bir düğme var. Düğmeye basınca kullanacağız kadar ürün fırçaya ulaşıyor. Fırça yumuşak. Ancak göz altı dışında herhangi bir sivilce üzerine uygulamak isterseniz hijyen açısından üründen bir miktar elinize alıp sivilce üzerine uygulamak daha sağlıklı olacaktır.

Bu arada benim göz altımda çok fazla morluk sorunum yok ama artık ince çizgiler oluşmaya başladı. bana göre bu concealer orta kapatıcılıkta, ince yapılı bir ürün. Uyguladıktan sonra kolay ve eşit bir şekilde dağılıyor ben fırça veya sünger ile uygulamadansa parmak ile uygulanmasını daha çok beğendim.

002 Ivory de somon ton olarak daha baskın ilk uyguladığınızda sanki turuncu çok baskınmış hissi veriyor ama kolay dağıldığı için uyguladıktan sonra doğallaşıyor..

 


 
Benim gözaltımda herhangi bir kuruma yapmadı fakat ortalama 5 saatten sonra çok hafifte olsa bir çizgilenme yaptı. fakat dağılımı kolay olduğu için tazelemekte sorun yaratmıyor. Tazelemek istediğim zaman parmaklarımla tampon yaparak rötüşleyebiliyorum.

Dediğim gibi orta kapatıcılıkta bir ürün bence, bende aydınlatıcı etki pek yapmadı ben gözaltımın aydınlık duruşunu seviyorum ayrıca çok hafif bir aydınlatıcı uyguluyorum çünkü concealerın ki bana yeterli gelmedi tabi bu durum kişiden kişiye değişir.

İkinci dönem okul açıldıktan sonra yani 8 şubattan beri hemen hemen her gün kullanıyorum bu ürünü bakalım ne kadar dayanabilecek. Sanki çok fazla gidecek gibi gelmedi bana...

Bu ürün  yalnız özel gün veya gece makyajlarında nasıl olur bilemiyorum....

Kısacası ben severek kullanıyorum muhtemelen indirimde yakaladığım zaman tekrar alırım çünkü son dönemde Flormar ürünlerini severek kullanıyorum ve fiyat politikası olarak ta beğeniyorum.

Sevgiyle kalın...
Yorumlarınızı eksik etmeyin....




21 Şubat 2017 Salı

"SU KANUNU"

Kitap okumayı çok severim ama Defne doğduğundan beri çok düzenli bir okuyucu olamıyorum maalesef, çünkü her şeye yetişmeye çalışmak çok yorucu oluyor kendime ancak gece yatarken biraz zaman ayırabiliyorum veya okulda teneffüs aralarında ya da branş derslerinde kısa fırsatlar yaratmaya çalışıyorum. Ondan dolayı bir kitabı çok kısa zamanda bitiremiyorum.
En son "Su kanunu" diye  bir kitabı bitirdim.
Gelelim kitaba....
 
Kitabın Künyesi
ADI: Su Kanunu
YAZARI: Mustafa Kaya
YAYIMEVİ: Fenomen Yayınları
BASIM: 2016

Arka Kapak:
Bazen hayatınızda inanılmaz güzel şeyler oluyor, bir kaç gün rüya aleminde yaşıyorsunuz ama sonra her şey eski haline mi dönüyor?
Yepyeni bir hayat size yeşil ışık yakıp sonra da dokunduğu gibi teğet geçip gitmedi mi?
"Hayatımın aşkını buldum. Muhteşem bir işe kavuştum. haylimdeki evde mutlu yaşayacağım. Nihayet borçlarımı ödemek için elime süper bir fırsat geçti." derken kısa süre sonra bu rüyalardan maalesef uyandınız değil mi?  Hem de son anda...
Bir şey eksik ama ne diyorsan kendi mucizeni yaşamak için SU kanunlarını öğrenmelisin...

Benim Yorumum:
Okuma  zevki    kültüre beğeniye birçok şeye göre değişir. Okumak  güzeldir. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki manevi konuları seven, öğrenmek ve bu tür konuları araştırmak isteyenler için uygun bir kitap. Bu kitapta Su'yun bilimsel bir yolla araştırılıp anlatıldığı ve içinde dini ,tasavvufi terimlerle ifade edildiği bir kitap. Onun yanında mesela oturarak su içmek ve yemeğe tuz ile başlamak sünnet ama bunları yaparsak ne olur, neden ? Çok güzel bir ifadeyle açıklamış. Kitapta ,diş macunlarının içindeki Florür'ün ne kadar sakıncalı olduğu ,çörek otu, tahin, zeytin, zeytinyağı ve sirke ile ilgili konulara da değiniliyor. Ben zevkle okudum , şu an da yazarın ilk kitabı "Size Bir Sır Vereceğim"i okuyorum. Bu tür kitaplara meraklı olanlar için alternatif olabilir...
Sadece yazarla ilgili bir bilgiye ulaşamadım. O  da bende merak uyandırmadı değil hani......

Kitaptan Alıntılar:
"Hayat dediğin şey sana verilmiş imtihanlarla dolu bir oyundur.
Ne kadar özenirsen o kadar özenilirsin.
Özenilirsen yaşamın mucizelere açılır."

"Uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsanız üzerinde buharı uçuşan hiç bir sıvıyı içmeyin, hiç bir yemeği yemeyin. soğumasını en azından ılımasını bekleyiniz"

"Doğal olmayan bir husus, yaratıcısı tarafından gönderilen kitabı okumadığı halde kendisine Müslüman denmesidir."

"Çörek otu küçük el değirmeninde öğütülmüş olmalı ve yahut sofra hazırlanmadan hemen önce havanda dövülmüş olmalı."

"Ayak tabanları günde beş kez su ile buluşursa gün içerisindeki organlar üzerinde oluşan negatif elektrik yükleri dışarıdaki suyun teması sayesinde pozitife döner."

"Kur'an-ı Kerim'de zeytinden; Enam, Nahl, Nur, Abese, Tin ve Mu'minun Sureleri'nde bahsedilmektedir."

 

Yorumlarınızı eksik etmeyin,
İnstagramdan da takiplerinizi bekliyorum..
Sevgiyle kalın...


17 Şubat 2017 Cuma

#MİM #AKLIMDA DELİ SORULAR?

MİM cevaplarını okumayı seviyorum, bir nevi bana eskiyi hatırlatıyor neden mi?
Biz ortaokul lise yıllarındayken anket defterlerimiz vardı birbirimize cevaplatırdık arkadaşlarımızın cevaplarını okumak çok zevkli gelirdi. Bu MİM cevaplarını okurken de onu hissediyorum.
Ama kendim cevaplarken zorlanıyorum bilmem neden ??
Ama davete icabet gerek diyerek    http://lilaninguncesi.blogspot.com.tr/ sayfasının sahibi sevgili Nermin'e daveti için teşekkür edip elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım...
Bu arada Nermin'in MİM'ini okumak için
tıklayabilirsiniz...
(Buraya tıklayın işlini de bir öğrenebilsem güzel olacak upuzun adres sekmesi pek hoş olmadı değil mi)))))
 
İşte sorularımız ve cevapları:::::
 
1-Almaktan asla vazgeçemeyeceğin bir şey var mı?
Eşim duymasın diyeceğim ama okuyacak tabi ki o kadar çok ki ilk sırada AYAKKABI, dayanamıyorum hele topuklu olsun 3 kuruş fazla olsun,
ÇANTA ( ama çanta konusunda diyetteyim artık ihtiyacım olmadığı müddetçe almamaya çalışıyorum)
KOZMETİK : Ben renkli kozmetikten ziyade cilt bakımına daha  bir dayanamıyorum daha fazla tükettiğim için sanırım
RENKLİ DEFTER VE KALEMLER: bayılıyorum yaa çocuk gibi kırtasiyeye girdiğimde bile kendimi o reyonlardan zor alıyorum...
 
 
2-Büyük, kocaman bir acı hissettiniz mi?
Sanırım evet normal doğum acısı . Büyük kızım Zeynep'i normal doğum ile dünyaya getirdim. Küçük kızım Defne ise
maalesef zorunluluktan dolayı sezeryan doğum ile dünyaya geldi. Ama o acının sonunda hissedilen şey kelimelerle anlatılacak gibi değil, yine olsa yine o acıyı çekmeye razıyım yani...
 
3-Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?
Yok öyle bir anım, annemin altın günlerinde sanırım benim hep okulda olduğum günlere geldiği için korkunç anıyı bırakın altın günü hatırlamıyorum. Şu an biz arkadaşlarla altın olmasa da gün yapıyoruz yemek-içmek-sohbet-kahve derken zevkli oluyor yani seviyorum gün muhabbetlerini
 
4-Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?
Yani bu soruya ütopik bir cvp bulamadım ama gördüğüm ve hayal ettiğim  her şeyi resmetmeyi isterdim çünkü hiç resim yeteneğim yok... Yetenek değil ama şöyle bir özelliğim olsun isterdim
"Çok yiyerek zayıf kalsam" zerrin Özer'in dediği gibi fena olmazdı hani 
 
5-'Etraf ne der' diye düşünmeden hareket edebilir misin?
Sanırım hareket edemem diye düşünürüm çünkü öyle durumlar var ki Dünya umurumda değil dersiniz ama bazen de gerçekten dikkatli olmanızı gerektirecek şeylerde olabilir (Allahım ne kadar politik bir cvp oldu))))
 
6-Hangi mevsimi seversin?
Yaz mevsimini seviyorum ben yaz insanıyım sıcak falan hiç fark etmiyor.
 
7-Blog yazmak sana ne kattı?
Bloğumu açalı neredeyse 2 yıl olacak ama düzenli şekilde yazmaya  ve blogları takip etmeye başlayalı 2-2,5 ay kadar oldu yani daha çok yeniyim...Yeni yeni şeyler öğreniyorum , benim sayfam bir nevi günlük misali herşeyi yazdığım bir platform olduğu için kafama göre takılmak iyi  geliyor. Yeni insanlar tanıyorum ki bu sanırım en güzeli
 
8-En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap hangileri?
Yani böyle sürekli okumak ,izlemek istediğim film veya kitap olmuyor çünkü hep yenileri ekleniyor. Şu an bunu cevaplarken ne yazsam diye düşünüyorum inanın aklıma hiç bir şey gelmiyor. Şu an "İçerde" dizisini zevkle izliyoruz eşimle birlikte, animasyon filmi yok galiba ..
Kitap okumayı gerçekten çok seviyorum ama bu aralar çocuklar-ev -okul derken kitap okumaya az zaman ayırabiliyorum.
 
9-Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi?
Kendime göre hayatımla ilgili çok büyük düşlerim yoktu. fakat istediğim hayal ettiğim ne varsa Rabbim çok şükür nasip etti ve ediyor da. Sanırım doğru cevap evet düşlediğim hayatı yaşıyorum
 
10-Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi?
ayyy evet kızlarımı dinledim yeni doğduklarında daha el kadar bebekken insan biraz paranoyak olabiliyor annelik güdüsüyle..
Hem kokularını koklamak hem nefeslerini dinlemek için gecenin kör yarısı kalkmışlığım çoktur....

SAKIZ ADASI TURU

Okul dönemi olunca ve malum küçük bir çocukla kış döneminde gezmeye pek zaman ve fırsat ayırmıyoruz. Aslında eşim de bende imkanlarımız el verdiği ölçüde gezmeyi seviyoruz. Sizlere geçen yaz ki günübirlik Sakız Adası turumuzdan bahsetmek istiyorum biraz...
 
 
 
Geçen eğitim öğretim yılında öğretmenlikte 15 yılı tamamlayınca yeşil pasaportu hakettim. Aldık pasaportları elimize ama dedim ya imkan yok yurtdışına. Zeynep'e de söz verdik sayılır pasaportları alınca yurtdışına çıkarız diye. Ne yapabiliriz diye düşünmeye başlayınca Çeşme'den Sakız Adası'na gitmeye karar verdik.
 
Çeşme Limanı'ndan 2 feribot firması geçiyor Sakız Adası'na biri "Turyol" diğeri "Egebirlik" .Biz Egebirlik firmasına ait feribotu kullandık ama memnun kaldık sayılmaz çünkü hem gidişte hem de dönüşte saatinde hareket etmedi. Turyol firmasının feribotu tam saatinde hemen kalktı. Yanlış hatırlamıyorsam Çeşme Liman'dan 45-50 dakika sürmüştü adaya varmak. Adaya varınca Defne daha  küçük ve  o zaman emziriyordum da bizim için en uygun olanın araba kiralamak olacağına karar verdik. Limandaki rent a car'ların birinden günlüğü 35 Euro'ya araba kiraladık. Çok ta iyi bir karar vermişiz istediğimiz yerde durduk, dinlendik Defne'nin bakımını istediğim gibi yaptım.
Fazla zamanımız olmadığı için günübirlik bir tur oldu bizim ki..
1 günde adanın sadece güney tarafını yani 3 köyü gezebildik .Yukarıdaki fotoğrafta kırmızı işaretli güzergahı takip ettik. 
(Vessa Köyü St. Demetrrios Kilisesi)
 
 
1.  durağımız Vessa Köyü
  .Merkezden 19 km uzaklıkta Bu köy neredeyse terkedilmiş gibi sessiz sakin ıssız bir köydü, taş evler ,dar sokaklar çok şirin ve küçük bir köy..... Karakteristik yapısı hiç bozulmamış evlerin .
 
 
 
2. durağımız LİTHİ KÖYÜ:
Lithi köyü bir balıkçı köyü. Balık restoranlarının ve tavernaların  bol olduğu  bir sahil köyü.... Denizi kum  ve sığ, kumsalı güzel .Şezlong ve şemsiye ücretsiz. Burada zamanımız az olduğu için sadece Zeynep denize girdi.

 
Burada yemek molası verdik
.Balık, karides ve kalamar yedik çok güzeldi gerçekten, yanlış hatırlamıyorsam 3 kişi sanırım 37 Euro ödemiştik...

 
 
Yemeğimizi yiyip, biraz dinlendikten sonra ki yerimiz PİRGİ KÖYÜ oldu.
Burası da taş evlerin, dar sokakların olduğu bir köy. Yalnız bu köyün karakteristik bir özelliği var tüm evler tek renk ve evler üzerinde siyah beyaz geometrik şekillerin yer aldığı süslemeler var.

 
Köy meydanında kafeteryalar var..
 
 
Ayrıca köyde bulunan Aziz Apostoli Kilisesi de köyün meydanında yer alıyor.
 
 
Adada yollar çok dar onun için dikkatli araba kullanmak gerekiyor...Ayrıca yol boyunca küçük minyatür Şapeller var. Galiba o Şapeller tam orada bir ölümlü bir trafik kazası gerçekleştiğini ölen kişinin anısını belirtiyormuş..
 
Adada seyir halindeyken en sık karşılaşacağız şey tabi ki Sakız Ağaçları. 2012 yılı Ağustos ayında çıkan yangında çok sayıda Sakız Ağacı yanmış ama bu yaz bizim gördüğümüz yanan bu ağaçların yerine herhangi bir rehabilite çalışmasının yapılmadığı
 
 
Ada'dan ne aldık? Tabi ki Sakız Macunu, magnet ve küçük bir Uzo....
 
1 günlük ada turumuz bu kadar , belki bu yaz da adanın  diğer kalan kısmını gezmek için gidebiliriz. Yalnız dikkatimi çeken bir şey vardı o kadar çok Türk turist olmasına rağmen ,Ne Türkçe birkaç kelime ya da yazı ile yol gösterme niyetli değildi adalılar....
 
İşte geçtiğimiz yazdan kalma bir seyahat ,bu yaz bu seyahatlerin artması dileğiyle.
Sevgiyle kalın.
Yorumlarınızı eksik etmeyin....
 
 
 
 
 

14 Şubat 2017 Salı

LA ROCHE POSAY CC KREM

LA ROCHE-POSAY
ROSALIAC CC KREM
Ergenliğimden beri hep cildimle uğraştım. Akne  problemi yaşadım yıllarca ne kullandımsa fayda etmedi .En son Zeynep doğduktan sonra yine azınca cildim yapılan tüm tahliller sonucu akne oluşturacak hiç bir sebep bulunamayınca doktor bu işin tek tedavisi var deyip ağızdan alınan bir hap önerdi( ismini yazmak istemiyorum) ciddi yan etkileri olan sürekli dr  konrtolünde kullanılacak bir ilaç.. Evet kullandım ve çok ta memnunum çok şükür şu an cildimde akne ile ilgili  bir sorun veya lekesi yok. Fakat sonradan ROSE denilen yanaklarımda çok hafif kızarıklıklar oluştu. Bu durumun genelde genetik olduğunu belirtti doktor ve doğru aynı durum annemde de var.  Ne mi var utandığım sıkıldığım zamanları yanaklarım kızarıyor, banyodan çıktığım zaman yanaklarım kızarık oluyor, birde güneşte yanaklarım hemen kızarıyor ama öyle benim yazdığım gibi çok sıkıntı bir durum değil yani...
Elimde BB krem vardı onu bitirince yeni acaba ne alsam diye düşünürken bu La Roche Posay CC kremi bir blogda okudum ama kusura bakmasın hangi arkadaşımda okuduğumu hatırlamıyorum "tam benlik" bir ürün diye düşünerek biraz araştırma yaptım ve aldım.

 
Ürünün ambalajında kızarıklıkların kapatılmasında ve kızarıklık görünümünün azaltılmasında etkili günlük bakım kremi şeklinde bir ifade var.

Belirtiler:
Hassas ciltler ve kızarıklığa eğilimli ciltler için uygundur. Dönemsel dağınık ve bölgesel kızarıklıklarda kullanılabilir.

Anında kapatıcılık:
Rosaliac CC Krem , içeriğindeki pigmentler sayesinde açıktan ortaya her cilt tonuna uyum sağlar. Kızarıklıktan anında kapatıcı ve düzeltici etkiye sahiptir. Cilt tarafından hızlıca emilir, iz bırakmaz.

Uzun Süreli Etki:
İçeriğindeki Ambolphenol sayesinde ciltteki görünür  kırmızılığı ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Tazeleyici, hafif dokuya sahiptir. Komedojenik değildir.

Sonuç:
Cildi nemlendirir ve rahatlatır. Cilt homojen bir görünüme kavuşur. Kırmızılık gözle görünür derecede azalır.

Kullanım:
Her gün tüm yüzünüze uygulayın. Günlük cilt bakım rutininde fondöten yerine kullanılabilir.

şeklinde kutusunda yazıyor.


Gelelim benim yorumuma.
Ben çok beğenerek kullanıyorum, evet ciltte homojen bir dağılım sağlıyor renk eşitsizliklerini sağlıklı bir şekilde gideriyor. Cildi çok güzel nemlendiriyor (ama ben yine de nemlendiricimi öncesinde kullanıyorum) Turuncu tonu baskın bir CC krem fakat kremin özelliği mi cilt ısısıyla mı renk değiştiriyor bilemiyorum uygulayıp cilde iyice yedirdikten sonra cildinizle bütünleşiyor , çünkü ilk sürdüğümde korkmuştum çok turuncu diye.
Ben tekrar alıp kullanırım diye düşünüyorum .
Yanlış hatırlamıyorsam 76tl'ye eczaneden almıştım.

Şimdi kozmetiğe ,cilt bakımına meraklı olan genç arkadaşlar çok şanslı hem piyasada alternatifler çok fazla hem de tüm bu ürünler  ile ilgili bilgi alabilecekleri yollar çok çeşitli, gerek instagram gerek bloglar gerekse youtuberler..
Ben 18-20 yaşındaki halimi düşündüm de "hey girl" dergisi ve "blue Jean" dergilerini okurdum dergilerden veya bizden büyük ablalarımızdan öğrenirdik .Onların tecrübelerinden faydalanırdık. O zaman da güzeldi..
Her neyse lafı çok uzatmayayım. Bu ürünle ilgili yorumlarınızı veya benzer gruptaki ürün yorumlarınızı bekliyorum...
Sevgiyle kalın.....


10 Şubat 2017 Cuma

BABAANNE MUHALLEBİSİ


Başlık  biraz ilginç oldu ama,
Ben her hafta 5 veya 6 litre süt alıyorum 1 litresi ile tatlı yapmaya çalışıyor kalanını mayalıyorum. Defne doğduğundan beri bir kaç kez hazır yoğurt alışımdır herhalde çok şükür bu ev yoğurdu işini oturttum.
Tatilde kayınvalidem Zeynep istediği için  ona hemen puding yaptı. Ev pudingleri zaten hepsi aynı sayılır ama bu pudingin adı bizde "Babaanne Pudingi" olarak kaldı. Yine kızlara bu hafta bu pudingi yaptım , yine tam benim tarzım gayet pratik ve kolay malzemelerle,,
işte buyurun pudinge:
 
MALZEMELER:
*1 litre süt,
*2,5 kaşık nişasta
*1,5 su bardağı şeker
*1 yumurta
 
YAPILIŞI:
Süt ılıdıktan sonra tüm malzemeler eklenip kaynayıncaya kadar orta ateşte karıştırılarak pişiriliyor. Yalnız sürekli karıştırmak gerekiyor.. Kaynayınca kaselere boşaltıyoruz . İşte bu kadar basit...
 
NOT: Ben sadece fazladan bu yaz Sakız Adası'dan macun kıvamında damla sakızı almıştık onu ekledim onun için benim puding sakızlı muhallebi gibi oldu. 



Afiyet olsun,
Sevgiyle kalın,
Yorumlarınızı eksik etmeyin....

4 Şubat 2017 Cumartesi

ÇALGI ÇENGİ̇ İKİMİZ

Evet ne mutlu bana uzun bir aradan sonra sinema keyfi yaptık çekirdek ailemle ..Defne'yi bakıcı teyzemize emanet ettik .Zeynep'in isteği üzerine tercihimizi"Çalgı Çengi İkimiz" den  yana kullandık. İyi mi yaptık. Yazımın sonunda açıklayacağım...
Geçelim filmin künyesine:

ÇALGI ÇENGİ̇ İKİMİZ
Vizyon Tarihi: 6 Ocak 2017
Yönetmen: Selçuk Aydemir
Oyuncular:  Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin,Zihni Göktay, Ayhan Taş, Şinasi Yurtsever, Ahmet Gülhan , Tuna Orhan
Türü: Komedi

Konusu: Gürkan ve Salih bir şekilde mafyaya bulaşmışlar ve bunun sonunda mafya düğünlerinde sahne alan iki kuzendir. Mafya düğünlerinde müzik yapmaktan bıkmışlardır ve bu nedenle mafyadan ayrılıp  kendilerine yeni bir sayfa açıp hayatlarına devam etmek  istemektedirler. Ancak mafyadan azledilmeleri için sahneye çıktıkları bir düğünde nikah memurunu kaçırmaları gerekmektedir. Yalnız nikah memuru ikiliyi meşhur etme vaadinde bulunur. Bunun üzerine heyecanlı bir kovalamaca başlar Yalnız  artık Gürkan ve Salih'in zor bir tercih yapması gerekmektedir.


Gelelim benim yorumlarıma;
Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in dizide daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Filme giderken fragmanlarını da izlememiştim yani ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Sonuçta işin içinde büyük bir emek var  emeğe saygım sonsuz .Ama çok mu komikti? Çok mu kahkahalarla güldüm? Hayır , bu ikilinin performansına göre bu film bana biraz zayıf geldi. Birde son dönemde sanatçılar arasında çok popüler bir durum var hep aynı kişiler ile film çevirmek . Bu film için de bu durum aynı " İşler Güçler" dizisinin kadrosu bu filmde aynen mevcut....Bu durum bana artık sıkıcı gelmeye başladı.  Lafı çok uzatmak istemiyorum ama film benden geçer not almadı...

 

Bu da benden gelsin ,sinema keyfim....,,
Yorumlarınızı eksik etmeyin.....
Sevgiyle kalın......

2 Şubat 2017 Perşembe

KEÇEDEN KİTAP AYIRACI

Selamlar,
maalesef ki istemeden sayfamla çok ilgilenemedim bu aralar. Takip ettiğim arkadaşların yazılarını, paylaşımlarını okuyamadım, yorum bırakamadım. Lütfen kusuruma bakmayın ...
Ama neden? malum sömestr tatili evdeyim ama benim ufaklığın yanında telefon, tablet veya bilgisayarı elinize almanız mümkün olmuyor .Sanki dünyaya bu cihazlarla gelmiş. Görünce istediği için evde bende pek kullanmamaya çalıştım. Okulda aralarda yazılarımı hazırlamak meğer ne güzelmiş..
Aslında yazmak, bahsetmek istediğim çok konu var ve ayrıca ne yazacağımı da bilmiyorum nasıl bir çelişkiyse artık:))))

Daha evvel yazılarımda el işlerini öğrenmeye, yapmaya çok hevesli olduğumu ve bu tür işler yaparken kafamı boşalttığımı sanıyorum yazmıştım....
Yeni sayılmaz ama kızım ile yaptığımız keçeden kitap ayıraçlarını sizlerle paylaşmak istedim bu defa ..
Hem arayı uzatmamak adına hem de ufaklık uyuyorken araya ancak bunları sıkıştırabildim diye...


 

 

 
 
Yorumlarınızı bekliyorum,
Sevgiyle kalın....