MART BİTTİ NİSAN GELDİ:))

31 Mart 2017 Cuma

MART BİTTİ NİSAN GELDİ:))
Sosyal medyayı özellikle instagramı seviyorum,
hemen hemen hergün de olsa sadece kendime ait fotoğraf çekimlerimi paylaşmaya çalışıyorum. (fotoğraf çekme konusunda hiç iddiam yok Allah'tan akıllı telefonlardaki fotoğraf  düzenleme programları bir harika)
Türk kahvesini çok severim, ailece yenilen yemeklere ,kahvaltılara çok önem veririm, mümkün olduğunca düzenli sofralar hazırlamaya çalışırım. İçtiğim kahveleri, hazırladığım sofraları paylaşmak ta hoşuma gidiyor. Gerçi ciddi takipçisi olan dekorasyon ve sunum örneklerini paylaşan kişiler gibi değilim zaten topu topu 2- 3 takımım var onlarla yetiniyorum işin şakası tabi ki çok şükür halimize, ben memnunum halimden...
Ama merak ta etmiyor değilim bu kişiler bu kadar mutfak eşyasını nereye sığdırıyor?????

Bu arada instagramı aktif kullanmamın diğer bir sebebi oradaki takipçilerimi bloğa da yönlendirmek ,çünkü hiç kimse alınmasın instabloggerlık denen şey bana kolaylık gibi geliyor, sadece fotoğraflarla   1- 2 cümle ile ürün hakkında birşeyler paylaşmaya çalışıyorlar, gerçi hakkıyla yapanlarda var onları tenzih ederim, iyi ki Pinterest var oradan fotoğrafları alıp birde paylaşıyorlar. Bazıları alıntı ibaresini kullanıyor bazıları kullanmıyor (misal herkes "make up" mesela)
Blog okumanın zevki çok farklı bir şey çünkü.........


Herneyse çok uzatmayayım instagram sayfamda paylaştığım " Mart Kolajı"nı sizlerle de paylaşmak istedim ve bu şekilde Nisan ayına da "HOŞGELDİN"  diyelim.......

 
"Hoş geldin Nisan" fotoğrafını
http://blogtecrubem.blogspot.com/  un son yazısında bahsettiği www.fotor.com sayfası ile yaptım.
Denemek için sayfayı biraz kurcaladım ilk etapta gözüme çarpan fon bu oldu. Siz kendinize göre daha özgün fotoğraflar tasarlayabilirsiniz....
 

 

FLORMAR EASY&GO SPONGE Oje Çıkarıcı

FLORMAR EASY&GO SPONGE Oje Çıkarıcı
Bakımlı elleri severim ,düzenli manikür yaptırmaya da çalışırım.
Ama devamlı oje ile gezen biri değilim çok severim ojeyi ama her gece çıkarma gibi bir huyum var öyle olunca da bazen temizlemek zor geliyor.
FLORMAR Easy&Go Sponge Oje çıkarıcıyı tamamen tesadüf eseri dün Kağan Parfümeri'den (Bursalı olanlar bilir) aldım. Daha evvel bu şekilde süngerli oje temizleyici kullanmıştım. Fakat bu muadil bir ürün bende tam bir hayal kırıklığı yarattı. İlk kullanım sonrası attım ve bir daha almaya cesaret edemedim. Dün Flormar'ın bu ürününü görünce hadi bir daha dene diyerek aldım. İlk kullanımımı İnstagram sayfamda "Hikayem" bölümünde paylaştım (Video çekimiyle pek aram iyi değil de).
 
Gelelim ürünümüze:
Ürün tasarım olarak pembe-siyah renklere sahip gayet şık bana göre,
Gramaj olarak 75 ml.
Kullanım ömrü açıldıktan sonra 12 ay,
İçinde besleyici özelliği olan orkide çiçeği özü varmış,
Süngeri siyah,
Sünger ortasında parmağınızı yerleştirebileceğiniz  bir delik var.
Keskin bir kokusu var beni rahatsız etmedi ama koku hassasiyeti olanlar için rahatsız edici olabilir.
 
 
Ben ilk denemeyi bilerek siyah oje ile yapmak istedim.
Bulaşma yapacak mı merak ediyordum çünkü



Ojeli tırnağınızı süngerin ortasına yerleştiriyorsunuz 5-10 saniye kadar  parmağınızı sağa sola  döndürerek  veya şişeyi saat yönünde yada saat yönünün tersinde döndürüyorsunuz,

 
  
 
Sonuç mu?
Beklentimin çok üzerinde oldu bana göre

 
 
 
Tırnaklarımın ilk uygulamada temizlenmiş hali...
Ben çok beğendim tırnağımda herhangi bir kuruma yapmadı, yanlara bulaşma olmadı.

 
 
Kesinlikle kullanacağım bir ürün ,hatta elimin altında iki şişe bulundursam daha iyi olur gibi geldi birini koyu renkli ojeleri temizlemek diğerini açık renk ojeleri temizlemek için diye düşündüm.
Ama tabii yanıcı özelliği var, ambalajında oje temizlerken sigara içmeyin gibi bir uyarısı var.
Ondan dolayı temizleme işleminden sonra elleri yıkansa daha iyi olur bence...
 
Birde Flormar Türkiye bu paylaşım için bana msj olarak küçük bir teşekkür emojisi bırakmış,ince bir davranış sanırım hergün binlerce etiketleme yapan oluyordur zaten....
 
Şimdilik benden bu kadar,,
Sevgiyle kalın,,
Yorumlarınızı eksik etmeyin....

HÜNKAR KÖŞKÜ

27 Mart 2017 Pazartesi

HÜNKAR KÖŞKÜ
Selamlar ,
Bu hafta bizim için zor geçti eşim hafta içi eğitimdeydi cuma akşamı geldi hafta sonu için ve bu akşam( pazar) tekrar döndü eğitime kaldığı yerden devam etmek için. Ondan dolayı kızlar babalarını çok özledi ve özellikle çarşambadan sonra sıkıntılı olmaya başladı bakalım bu hafta nasıl geçecek....
Bu arada sizlerde durumlar nasıldır bilemem ama 9 ay karnında taşı uykusuz geceler ,yemesi içmesi her şeyi derken benim kızların ilk lafları baba resmen babaları ile aşk yaşıyorlar.. İşin şakası tabii kızlar babaya düşkün olurmuş tabiri Zeynep ve Defne için  gerçek yani.
 
Pazar aheste kahvaltı  keyfimizi yerine getirince nereye gidelim ne yapalım diye düşünürken yine Zeynep'in isteği ile "Hünkar Köşkü" ne gitmeye karar verdik.

 Ben daha evvel öğrencilerimi götürdüğüm için köşkü gezmiştim eşimde görmediği için gitmeye karar verdik. Ayrıca orada Burfaş tarafından işletilen bir kafeterya olduğu için kahvemizi de orada içeriz diye planladık.
 
Bende Bursa'daki tarihi bir mekanın varlığını sizlerle paylaşmak istedim. Olur da yolunuz Bursa'ya düşerse size ziyaret edilebilecek bir mekan olsun istedim..
Kendi çektiğim fotoğraflarla size Hünkar Köşkü'nü tanıtmak isterdim ama maalesef köşk içinde fotoğraf ve video çekimi yasak olduğu için alıntı yaparak sadece köşkün tanıtım broşürünün sayfalarını yükleyeceğim buraya...
 
 
Hünkar Köşkü Bursa'nın güneyinde, Yıldırım ilçesine bağlı Uludağ eteklerindeki 
Temenyeri Parkı'nın Üst kesiminde yer alıyor. Köşk 1844 yılında Sultan Abdülmecit'in Bursa gezisi nedeniyle, dönemin Bursa valisi Mehmet Salih tarafından av köşkü olarak yaptırılmıştır.
 



 

Kabul Salonu

Atatürk'ün Odası

 
Atatürk'ün Çalışma Odası

Yemek Odası (Aslanlı Oda)&
Havuzlu Salon




 
Köşk ile ilgili kısa anekdotlar:
*Köşk 19 gün gibi kısa bir sürede yapılmış.
*Atatürk Bursa gezileri sırasında Hünkar Köşkü'nü kullanmıştır.
*Bundan dolayı "Kasr-ı Hümayun" , "Kasr-ı Milli" , "Cumhuriyet Köşkü" ve "Atatürk Köşkü" adlarıyla da anılmaktadır.
*Atatürk Sabiha Gökçen'i 1925 yılında Hünkar Köşkü'nde evlat edinmiştir. Sabiha Gökçen Hünkar Köşkü'nün olduğu mahallede yaşamaktaymış.
 
Eğer bir gün Hünkar Köşkü'nü ziyaret etmek isterseniz Bursa'ya karşı kahve içmeyi unutmayın...
 
 
 
Sevgiyle Kalın,,
Yorumlarınızı eksik etmeyin,
Gezilerimle ilgili olarak beni instagramdan da takip edebilirsiniz.... 

FLORMAR ADVICE GÖZ MAKYAJI TEMİZLEYİCİSİ

21 Mart 2017 Salı

FLORMAR ADVICE GÖZ MAKYAJI TEMİZLEYİCİSİ
FLORMAR ADVICE EYE MAKE-UP REMOVER EXPRESS
Hemen hemen her gün hafif te olsa makyaj yapıyorum rimel vazgeçilmezlerimdendir. En dikkat ettiğim nokta ise makyajımı temizleme konusu. Cildim için ayrı, göz makyajım için ayrı ürün kullanıyorum en son da yüz yıkama jeli ile yıkayarak makyaj temizleme ritüelimi tamamlıyorum..
Göz Makyaj temizleyicim bittiğinde,ihtiyacım olduğu için Flormar'a gidince başka bir markaya bakmadan bu ürünü alıp denemek istedim.

 


Ürün çift bazlı bir ürün,suya dayanıklı göz makyajını kolayca temizlemeyi vadediyor. İçeriğinde Panthenol, Salatalık özleri ve Bisabolol varmış. İçeriğindeki bu maddeler cildi yatıştırıyor ve rahatlatıyormuş. Ciltte ferah bir his bırakıyormuş.
Ürün 150 ml.
Kullanım ömrü açıldıktan sonra 6 ay..
Üzerinde "No oil Residue"  (Yağ kalıntısı  yok  ibaresi var)
 
Benim ürün hakkındaki düşüncelerime gelince;
 
Çift bazlı olduğu için iyice çalkalayarak kullanmak gerekiyor.
Göz kalemlerini gayet  rahat ve güzel temizliyor fakat rimel konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim,az da olsa kalıntı bırakıyor neden mi?
Çünkü yıkama jeli ile yıkadıktan sonra az da olsa kalan rimeller akma yapıyor.
Maalesef hafif yağlı bir his bırakıyor.
Göze kaçınca yanma yapıyor.
Bende kirpik dökülmesi herhangi bir alerjik reaksiyon ,hassasiyet ,tahriş veya irritasyon yapmadı. Sadece makyajı temizledikten sonra göz çevresinde çok hafif bir yanma yapıyor ama ürün üzerinde yazan ferahlık hissinden kasıt bu hafif yanma  mıdır bilemiyorum.
Çok bereketli bir ürün yalnız pamuğa dökülen az miktar gayet yeterli geliyor.
Flormar'dan 14.90 tl.ye almıştım.

Bitince tekrar alır mıyım?
Orta düzeyde bir ürün bana göre alternatif olarak aklımda olur ama önceliği farklı ürünlere de vermek isterim....

YERLİ KOZMETİK FİRMALARI

17 Mart 2017 Cuma

YERLİ KOZMETİK FİRMALARI
Her bayan gibi ben de kozmetiğe, bakıma ve güzellik ürünlerine meraklı bir bayanım. İhtiyaçlarım ve bütçem doğrultusunda bende kozmetik ürünlerine belli bir miktar harcama yapıyorum.
 
 
 
 
 Blogları okuyup takip etmeye, vlogları izlemeye başladığımdan beri bildiğimiz markalar haricinde Türkiye'de bulunmayan birçok markayı da öğrendim.. Ama ben son dönemde FLORMAR-GOLDEN ROSE-PASTEL markalarını yerli  markalar  diye ve performanslarına göre fiyat kalitelerini de beğendiğim için tercih etmeye çalışıyorum..
Ayrıca Flormar ve Golden Rose'n bağımsız mağazalarını ve müşteriye hizmetlerini de beğeniyorum (Gerçi tarz olarak MAC'i andırıyorlar ama her neyse)
Konuyu nereye getireceğim???
Ben biraz meraklıyım bu markalar kime ait? Nedir? Ne değildir? Araştırmak istedim ve sizlerle de paylaşmak.....
 
 
FLORMAR
Türkiye'nin ilk yerli oje üreticisi olarak  bilinmekte. 1950 yılında İtalya'nın Milano kentinde kurulmuş ve 1970 yılında Türk aile şirketi tarafından satın alınarak Türkiye'ye getirilmiş.Flormar ürünleri Kosan Kozmetik tarafından Gebze'de üretiliyor. 
1994 krizinde batmanın eşiğine gelen firmayı, 2. kuşak Cem ve Alp Şenbay kardeşler  devrim yaparak hayata bağlamakla kalmayıp, parakende alanında büyüterek önemli bir başarıya imza atmışlar...
2012 yılında Fransa merkezli dünya devi Yves Rocher, Türkiye renkli kozmetik pazarında adetsel olarak toplamda yüzde 30’luk paya sahip olan Flormar'ın yüzde 51'ini satın aldı.
Şu an sık  aralarla çeşitli koleksiyonlar piyasaya sunarak Flormar kozmetik piyasasında kendini sürekli güncel tutmaya ve kullanıcı kitlesini  de genişletmeyi hedefliyor kanımca...
 Anladım ki Flormar %100 yerli değilmiş ama olsun Yves Rocher da severek takip ettiğimiz ve kullandığımız bir marka:)))))
 
GLODEN ROSE
Erkul Kozmetik bünyesinde 1983 yılında kurulmuş.
Erkul Kozmetik; Golden Rose, Classics, Miss Selene ve Emily markaları ile oje, ruj, maskara, far, allık, fondöten ve lipgloss gibi renkli kozmetik ürünlerinin üretimi konusunda faaliyet gösteren yüzde yüz Türk sermayeli bir şirketi.
Oje üretiminde dünyanın 5 büyük üreticisinden biri olan Erkul Kozmetik, Avrupa, BDT ülkeleri, Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Amerika olmak üzere 5 Kıtada 90'dan fazla ülkeye ihracat yapmaktaymış.
Erkul Kozmetik toplamda 70.000 m2'yi bulan entegre üretim tesislerinde kozmetik, plastik ambalaj ve parfüm üretimlerini gerçekleştirmekteymiş.
Kozmetik üretimi, İstanbul'da 36.000 m2'lik kapalı alanda yapmaktaymış.
 
Son dönemde sanki Golden Rose Likit mat rujları bloglar arasında daha revaçta gibi.....(benim yorumum) Emily markasının Golden Rose bünyesinde olduğunu da bilmiyordum.... 
PASTEL
 
PİNKAR Kimya Sanayii ve Tic. A.Ş.  1938 yılında, kolonya, sabun ve kozmetik üretmek için kurulan bir aile işletmesinin başarı öyküsüymüş.

Bu öykü Fredo Bebe Kolonyaları, Fredo Bebe Pudrası, Policolor Saç Boyaları, Scherk Cilt Bakım Ürünleri, Tarr Erkek Losyonu, Canoe Güzellik Pudraları ve Blendax şampuanları gibi markaların üretimi ile başlayan, bugünde 1988 yılında üretime başlayan PASTEL markası ile devam eden bir öykü.

Pastel’in ardından Top Girl serisi, Top Gun, Snob ve Apache erkek parfümleri, Dolce kadın parfümü ile devam etmiş.

Bugün; PİNKAR Kimya Sanayii ve Ticaret A.Ş., kuruluşundan bu yana, moda dünyasındaki yenilikleri çok daha yakından izleyerek, tüketicilerin dünya trendlerine paralel değişen taleplerini karşılamak için çalışıyormuş. Son yıllarda ihracata da yönelik üretime geçen PİNKAR’ın ürünleri dünya pazarlarında çok büyük beğeni topluyormuş.
                   
Benim kendime ilk aldığım kozmetik Pastel marka bir ruj sanırım 16 yaşındaydım. Geçenlerde yine Pastel'den bir ruj aldım hala aynı  tasarımı kullanıyor Pastel rujlarında....Nostalji oldu bana:))))     
 

 
Yorumlarınızı eksik etmeyin,
sevgiyle kalın.....
     

 
 
 
 


BURSA KİTAP FUARI

16 Mart 2017 Perşembe

BURSA KİTAP FUARI
Her yıl dört gözle beklediğimiz Bursa Kitap Fuarı başlıyor.
 
 
Bursa Kitap Fuarı biz kitap severlere kapılarını bu sene 15. kez açacak.
18-26 Mart 2017 tarihleri arasında Buttim'de TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi bizlerle birlikte olacak.
Bu sene çok sayıda etkinliğe ve imza gününe de ev sahipliği yapacak..
Kitap fuarı boyunca gerçekleşecek imza günlerine BURADAN ulaşabilirsiniz...

Geçen yıl Bursa Kitap Fuarını 3 milyon kişi ziyaret etmiş bakalım bu sene katılım nasıl olacak?
Kitap fuarı 18-26 Mart tarihleri arasında 10:00-19:30 saatleri arasında ancak fuarın son günü yani 26 Mart'ta 10:00-19:00 saatleri arasında ziyarete açık olacaktır..

Gelelim benim düşüncelerime...
16 yıldır Bursa'da yaşıyorum ve açıldığı yıldan beri sadece 2-3 kez o da Zeynep ve Defne'nin ilk bebekliklerine denk geldiği için ziyarete gidememişimdir. Her yıl beklediğim ve takip ettiğim fuarlardan biridir. Sadece diğer illerde durum nasıl bilemiyorum ama önceki yıllarda ciddi indirimlerle çok fazla kitap alabiliyorduk. Ancak son yıllarda kitap fuarının bir espirisi kalmadı çünkü kitapevlerindeki fiyatlarla satılıyor neredeyse kitaplar fuarda. Bakalım bu sene durum ne olacak....
Kendimi toparlayıp gidebilirsem  instagram üzerinden paylaşımlarda da bulunurum sizlerle..

Sevgiyle kalın...... 
 
    



SAFRA KESEM FAZLALIK YAPTI....

14 Mart 2017 Salı

SAFRA KESEM FAZLALIK YAPTI....
İstirahat yatağımda yatarken biraz da sizlerle olduğum operasyonu paylaşmak istiyorum...
Geçen hafta çarşamba günü safra kesesi operasyonu oldum ..
Evet artık safra kesesi operasyonu çok önemli ameliyatlardan değil bende o düşünceyle gittim hastaneye
-"Nasıl olsa 3 tane delikle işi halledecekler ,daha evvel apandist ameliyatı ve bir sezeryan operasyonu geçirmiş insanım çabucak toparlarım"
diye düşündüm. Ama pek düşündüğüm gibi olmadı.
 
Neden mi???
Çünkü benim safra kesesi aşırı iltihaplanmış ve hatta iltihap artık taşları bile çamurlaştırmış.. Safra kesesi iltihaplanınca artık yapışmaya başlamış(doktor tabiriyle)
Bu durum bende sarılık başlangıcı yaptı. Operasyonda iltihabı temizlemek için karın bölgemde biraz uğraşmışlar yani...
 
Yarın bir hafta olacak ameliyat olalı ancak daha yeni yeni rahat hareket edebilir hale geldim. Sarılığı önlemek için hastanede antibiyotik tedavisine başlandı ve şu an devam ediyor ama çok şükür kan değerlerim sarılığın bittiğini söylüyor artık...
 
Bu arada ameliyat öncesi de çok ciddi sancılar çektim taşlardan dolayı aşırı derecede sırt ağrısı yaşadım..
 
Yazımı okuyan arkadaşlar siz siz olun eğer safra kesenizda taş varsa sorun çıkarmasını beklemeden halledin...
Benden küçük bir tavsiye...
 
Ayrıca tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun....
 
 
Okuduğunuz için teşekkürler,
Yorumlarınızı eksik etmeyin ve
Sevgiyle kalın.....


OFFF NE ZORMUŞ!!!!!

OFFF NE ZOR !
Yaaaa ben birşeyler yapmaya çalışıyorum blog düzeni ile ilgili ne zormuş. Kod bilgisine de sahip olmayınca ancak header yani başlık galiba yapabildim. O da blog tasarımı ile yazı yazan arkadaşlarımın yazılarını okuyarak ancak oldu....Ne diyorsunuz bu konuda????
Ve ayrıca her türlü yardımı da kabul ederim seve seve...
 
İyi geceler herkese çok uğraştım şimdilik bu kadar yeter..................

HEDİYELERİM

12 Mart 2017 Pazar

HEDİYELERİM
Bu ara bloğuma ve arkadaşların sayfalarına maalesef göz atamıyorum çünkü bir operasyon geçirdim ve istirahatteyim. Aslında yatarken belki daha çok ilgilenebilirim gibi geliyor olabilir ama daha evvel bahsetmiştim benim ufaklığın (Defne) yanında bilgisayar, tablet vb ile çok fazla haşır neşir olamıyorum diye... Ara sıra birşeyler yazmaya ve arkadaşlarımın sayfalarını okumaya çalışacağım...
Şimdi de ilk bulduğum fırsatta kendimi unutturmamak adına blog dünyası sayesinde tanıştığım arkadaşlardan gelen hediyelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum...
İlk olarak http://www.cafetigris.com 'un doğum gününe özel yaptığı hediye çekilişi bana kısmet oldu ve harika bir hediye kazandım, kendisine tekrar çok çok teşekkür ediyorum ve çok beğenerek kullanmaya başladığımı da ekliyorum...



İkinci olarak ta  http://www.degmesinyagliboya.com'un yaptığı bloglar arası hediyeleşme etkinliğinde bana http://www.kizkardeslerarasinda.com sayfasının sahipleri Esra&Büşra kardeşler çıktı. Onlar da sağolsun çok güzel hediyeler gönderdiler. Kendilerine tekrar teşekkür ediyorum, özellikle not defteri ve kaleme bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim..... 



Evet sanırım bu kadar ,yatakta istirahatte ancak bu kadar yazabildim, bir sonraki postta görüşmek üzere..................
Sevgiyle Kalın...
Yorumlarınızı eksik etmeyin.......

MUDANYA MÜTAREKE EVİ GEZİSİ

1 Mart 2017 Çarşamba

MUDANYA MÜTAREKE EVİ GEZİSİ
Defne doğduğundan beri gündüz gezmelerimiz hep onun öğle uykusuna endekslidir. Bu pazar Defne 11:30' a kadar uyuyarak bizi şaşırttı. Öğle uykusuna yatmayacağı kesinleşince nereye gitsek diye düşünmeye başladık. Hava hafif bulutlu yani kapalı eşim AVM zaten kesinlikle istemiyor. Bu havada Mudanya'nın çok talep edilmeyeceğini düşünerek Mudanya'ya gitmeye karar verdik. Mudanya diye düşünmemizin diğer bir sebebi mütareke evini Zeynep' gezdiremeyişimizdi.. Daha evvel niyetine 2 defa girdik ikisinde de mütareke evi restorasyonda olduğu için kısmet olmamıştı.
Bende sizlere şimdi Mudanya Mütarekesi'nin imzalandığı "Mütareke Evi'ni " biraz tanıtmak istiyorum.
 
Mudanya Mütarekesi'ni hatırlayalım birlikte:
 
Mudanya Ateşkes Antlaşması ya da Mudanya Mütarekesi, Kurtuluş Savaşı’nın sonunda imzalanan ateşkes antlaşmasıdır.

Büyük Taarruz ’un zaferle sona ermesinin ardından İtilaf devletleri TBMM’ye mütareke çağrısında bulunmuşlardır. Bunun üzerine görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başladı.
Görüşmelerde TBMM hükümetini İsmet Paşa temsil etti. Fevzi Paşa ve Refet Paşa da görüşmeler boyunca Mudanya’da bulundular.
Gergin anların yaşandığı, hatta görüşmelerin kopma noktasına geldiği mütareke görüşmeleri 11 Ekim 1922 tarihinde uzlaşmayla sonuçlandı.



İşte mütarekenin imzalandığı ev burası. Bu ev Mudanya'da denize sıfır muhteşem bir yalı. Mütarekeden önce bu ev Rus asıllı Rum bir kereste tüccarına aitmiş. Mübadele ile Mudanya'yı terkedince evini bırakmış ve o zamanlar bu ev sahipsiz ve  boşmuş. Mudanya'nın en güzel evi diye mütarekenin burada imzalanmasına karar vermişler.(Ev ile ilgili bilgileri müze içindeki görevli aktarmıştır.)



Yalının 2 katı ziyarete açık, en alt katı sanıyorum mutfak katı orası kapalı,birde çatı katı var, orada müze görevlisi teras var dedi. Tamamen ahşap bir yalı ve deniz kenarında...Ziyaret sırasında ilk önce üst katı gezmek için yönlendiriyorlar. Üst katta İsmet İnönü'nün yatak odası ve  oturma odası, yaverlerinin odası ile küçük bir fotoğraf sergisi var.


 

İsmet İnönü'nün Yatak Odası


 
İsmet İnönü'nün Oturma Odası


İsmet İnönü'nün yaverlerinin odası

 


ALT KAT:

 


Mütarekenin imzalandığı oda....

 
 

 
 

 
 



İşte küçük bir tarih gezisi sizlere,,
Yorumlarınızı eksik etmeyin,
Sevgiyle kalın.....

 

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *