AİLE ARASINDA

27 Aralık 2017 Çarşamba

AİLE ARASINDA
Uzun bir aradan sonra ilk sinema maceram geçen hafta  öğrencilerimle oldu..
Bazen öğrencilerimizi sosyal ortamlara da uyum konusunda becerilerini geliştirmek adına sinemaya ,yemeğe veya cafe gibi yerlere götürmeye çalışıyoruz. 
Öğrencilerle gitmeye uygun olsun, biraz da gülelim istediğimiz için vizyona yeni giren 
"Aile Arasında" ya karar verdik


Filmin Künyesi:

AİLE ARASINDA

Vizyon Tarihi: 1 Aralık 2017
Yönetmen: Ozan AÇIKTAN
Oyuncular: Erol Günaydın, Demet Evgar, Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Fatih Artman, Şevket Çoruh,Gülse Birsel, Derya Karadaş,
Türü:Komedi,Aile

Filmin Konusu:
Çok takıntılı bir adam olan Fikret (Engin Günaydın) ve müzikhol vokalisti Solmaz (Demet Evgar), aynı gün yıllar süren evliliklerini bitirmiş, ve çok tuhaf olaylar sonucunda karşılaşmışlardır. Bu sırada Solmaz'ın kızı Zeynep, zengin bir kebapçının oğluyla evlenmeye karar vermiştir. Ancak ilk başta aile arasında olması planlanan nikah, giderek tantanalı bir hal alınca Fikret kendini hiç beklemediği olayların ortasında bulacaktır.




Benim Yorumum:
Çok mu güldüm ?? Evet bazı yerlerde kahkahalarla güldüm  ama espriler bazı yerlerde çok klişeydi...
Film konu olarak ta klasik sayılır.
Harcanan bir emek var  sonuçta ... 
Kısaca filmi beğendim sayılır gitmenizi tavsiye ederim. Ama büyük bir beklentiye girmeyin...
Oyuncu kadrosu  çok iyi oluşturulmuş..
Özellikle Erol Günaydın ve Demet Evgar çok iyiydi. Nedense Gülse Birsel’in canlandırdığı karakteri (Erol Günaydın’ın eşi rolünde) çok zorlama geldi beğenmedim. Allah’tan  kısaydı rolü...



Ayrıca filmin sonlarına doğruydu sanırım.MAC ile reklam anlaşmaları vardı galiba .Alışveriş poşetlerinde MAC poşetleri,, yanlış hatırlamıyorsam bir de Victoria secret . İlk defa bir türk filminde bana denk geldi.Aynı amerikan filmlerindeki aynı markalar olunca şaşırdım biraz....

Küçük bir ayrıntı filmin başlarında Erol Günaydın’ın bayılma sahnesi vardı. Gözlüğü masaya çıkarıp yere düşüp bayılıyor. Görüntünün devamında gözlük gözünde yerde baygın yatıyor oyuncu, sonra tekrar masaya görüntü kayınca gözlüğü masada görüyorsunuz..Filmi izlerken nedense takıldım sahneye....


Sevgiyle kalın...
Yorumlarınızı eksik etmeyin...

Emitt ile Dünyayı Keşfet

26 Aralık 2017 Salı

Emitt ile Dünyayı Keşfet
                                    
Bu sene ‘Keşfetmek Güzeldir’ sloganı ile oldukça güzel bir kampanya yürüten, dünyanın en büyük 5 turizm fuarından biri olan Emitt İstanbul Turizm Fuarı, 25 – 28 Ocak 2018 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.
Tatilini Emitt’te Planla

Türk Hava Yollarının ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda; Türk turizm dünyasının en büyük tur operatörlerinden tutun da Hindistan, Japonya, Kore, Maldivler, İtalya, Mısır başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından yüzlerce katılımcı 4 gün boyunca kendi ülkeleri hakkında ziyaretçileri bilgilendirmek için hazır olacak.
Fuar süresince katılımcı firmalar tarafından bir çok erken rezervasyon kampanyası da ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. Hem tüm fırsatları kıyaslayıp kendinize en uygun kampanyayı seçebilir hem de yerli ve yabancı tur şirketlerinden merak ettiğiniz ülke ya da şehirler hakkında önemli bilgiler edinip hayal ettiğiniz tatili planlayabilirsiniz.
İster kış tatilinizi isterseniz de yaz tatilinizi en uygun fiyat ve erken rezervasyon koşulları ile Emitt’te planlayıp şimdiye kadar aklınıza bile gelmeyen bir sürü yer hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Ücretsiz Emitt Turizm Fuarı Davetiyesi Almak için Tıklayınız.
                         

‘Orada Ne Yerim’ Düşüncesine Son!

Fuarın önemli bir artısı da farklı farklı kültürleri tanıyıp önyargılardan kurtulmak olacaktır. Bir yere gideceğimiz zaman – özellikle de yurt dışı ise- ‘Orada ne yenir?’ ‘Aç kalır mıyım?’ gibi düşüncelere bir çoğumuz kapılmışızdır. Bu konuda da yabancı katılımcılara ülkeleri hakkında sorular sorup kafamızda soru işaretlerini giderebileceğiz.

Günlük hayatla ilgili merak ettiklerimiz, gezilip görülecek yerler, gece hayatı, insani ilişkiler gibi bir çok farklı soruya da cevap bulabiliriz.

TÜYAP’a gelin adını bile duymadığınız bir çok yer hakkında bilgi sahibi olun, indirim ve erken rezervasyon fırsatlarından yararlanın ya da hiç değilse bir daha belki de hiç göremeyeceğiniz insanlarla tanışın, sohbet edin.

Ne demiştik;

‘Keşfetmek Güzeldir.’
Bir boomads advertorial içeriğidir.

HAYATA DÖN (Kitap Yorumu)

19 Aralık 2017 Salı

HAYATA DÖN (Kitap Yorumu)
Bir Gülseren Budayıcıoğlu kitabı  ile sizlerleyim.
"Hayata Dön"



Sanırım daha evvel bahsetmiştim.  Psikoterapi seanslarının öyküleştirildiği kitapları, romanları daha bir zevkle ve iştahla okuyorum.  Bu konuda da son yıllarda Gülseren Budayıcıoğlu kitaplarına bayılıyorum.
Bu kitabı ilk olarak 2012 yılında okumuştum.
Geçen sene TV. de bir "İstanbullu Gelin " furyası başlayınca  bu kitaptan esinlenerek ve Gülseren Hanım'ın önderliğinde  diziye uyarlandığını öğrenince tekrar okumak istedim. Açıkçası okuduğumu da çok hatırlamayınca  okumak farz oldu. Ama önce arkadaşlarıma verince benim okuma neredeyse 1 yıl geçikti. Tekrar da olsa ancak bitirebildim.

KİTABIN KÜNYESİ:
ADI: Hayata Dön
YAZARI: Gülseren BUDAYICIOĞLU

YAYIM EVİ: Remzi Kitapevi
BASIM: Eylül 2011
SAYFA: 399

KİTABIN KONUSU:
Çirkin ve suskun Ala'nın çocukluğunda yaşadığı, tanık olduğu travmatik olayların şu an ki durumuna etkilerini okuyoruz. Zorla da olsa terapiye gidiyor ve başlarda sürekli susuyor ve sustukça terapistini de çileden çıkarmak için elinden geleni yapıyor.
Derken suskunluğu bozuluyor. Çirkin kızın hikayesi başlıyor.Öyle bir hikaye ki acıyla, dehşetle hüzünle her şeyi gölgede bırakıyor.
Çirkin kız açıldıkça, konuştukça güzel bir prensese dönüşüyor.
Ayrıca kitapta seanslar boyunca Ala'yı çözebilmek adına psikoterapist genç firavun Tutankamon'un esrarı, Hitler ve Freud'un kişiliklerinden alıntılar, çariçe Katerina 'nın hayatı, Eva Peron ve Prenses Süreyya'nın hüzünlü hayat hikayelerinden parçalar paylaşıyor..

BENİM YORUMUM:
Yine gerçek bir hikaye olması heyecanı hep tepede tutuyor.Acaba bu karakter neler yaşamış , neler onu bu hale getirmiş diye merak ediyorsunuz.Her kitapta olduğu gibi Gülseren Hanım'ın bu kitabı da gayet sade ve yalın bir dille anlatmış.Bu kitapta sanki Gülseren Hanım kendi iç dünyasına özellikle eşinin hastalığı ve onu kaybettiği zamanlarda hissettiklerine daha çok yer vermiş.
Ayrıca seanslarda bahsedilen dünyaca ünlü kişilerin hayat hikayeleri kitabı daha bir sürükleyici hale getiriyor.İlk okumam da o kadar dikkat etmemişim demek ki bulduğum ilk fırsatta bu şahıslarla ilgili de kitaplar okumak istiyorum.
Gelelim "İstanbullu Gelin"  dizisine aslında kitapla çok çok farklı gidiyor dizi, diziyi çok sıkı takip etmesem de kitabı okuyunca anlıyorsunuz.
İsimler aynı babaanne Esma Sultan, Süreyya Ala'nın annesi,
diziye göre daha doğmayan Ala ....
Özcan Deniz Karakterini canlandıran kişi dizi de gayet evine, eşine bağlı biriyken gerçek hayatta alkoliğin teki mesela,
Dizide Süreyya bir kız bebek kaybediyor,kitapta 2-3 erkek bebeği ölüyor.
vb......
Çokta açıklamayayım zaten dizide bu sezon neler olduğunu hiç bilmiyorum çünkü bu sene hiç izlemedim bu yazdıklarımda geçen sezondan.....



Sevgiyle Kalın,
Yorumlarınızı eksik etmeyin
(Bu tarz kitap önerilerine açığım paylaşırsanız sevinirim)
Sevgiler......



YVES ROCHER HYDRA VEGETAL NEM MASKESİ

11 Aralık 2017 Pazartesi

YVES ROCHER HYDRA VEGETAL NEM MASKESİ
Temmuz Ayından beri kullandığım bir maske Hydra Vegetal.
Temmuz ayında doğum günü kampanyasında almıştım bu maskeyi.
Zaten bir nem maskesi arayışı içindeydim. Fiyat olarak makul gelince hem bu serinin nemlendiricisini hem de nem maskesini alıp birlikte kullanıp sonuçları ona göre değerlendirmek istedim...



Ürün 75 ml. lik tüp ambalajda..
Ne losyon kadar sıvı,  ne de krem gibi ikisi arası bir yapısı var.



Hafif hoş bir kokusu var.
Bitkisel içerik olarak  Akçaağaç öz suyu ve Mavi Agav Öz suyu varmış.
Ne soyulan ne de yıkanan bir maske..
Uygulama yöntemi olarak haftada 2 defa kullanımı tavsiye ediliyor. Tüm yüze uyguluyorsunuz 5 dakika bekletip fazlalığı bir pamuk yardımı ile alıyorsunuz...
Paraben, mineral yağ ve renklendirici içermediği yazıyor üzerinde...
12 ay içinde de kullanılması tavsiye ediliyor....



Bendeki etkileri nasıl???
Öncelikle her hafta iki kere olmasa da en az bir kere uyguladım aldığım zamandan beri.
Bereketli bir ürün az bir miktarı bile tüm yüze uygulamaya yetiyor.
Hala var temmuzdan beri kullanıyorum yani...
Evet cildimi nemlendirdi taze ve parlak bir görünüm sağlıyor uyguladıktan sonra...
Bazı arkadaşlarımda bu ürün ile ilgili olarak nemlendirici gibi cilt tarafından çok kolay emildiği gibi yorumlar okumuştum. Ama benim cildim bu ürünü kolay emmedi aynı tavsiye edilen kullanım şekline göre 5 dakika yüzümde bekletip fazlalığı pamuk yardımı ile aldım.
Memnun kaldım mı evet kaldım...
Tekrar alır mıyım indirim döneminde denk gelirse belki olabilir.
Ben Hydra tarzı ürünlerden başka markaların versiyonlarını denemedim .Sadece Amway'ın Hydra serisinin nemlendiricisini kullanmıştım.Onun nemlendiricisi bu maskeye göre çok daha fazla cildi nemlendiriyor sadece fiyatlı bir krem....O anlamda sadece ikisini kıyaslayabilirim...
Ama yine de bu tarz bir maske arayanlar için güzel bir seçenek olabilir.....

Yorumlarınızı eksik etmeyim,
Sevgiyle kalın...





YILIN SON AYI

8 Aralık 2017 Cuma

YILIN SON AYI
ARALIK geldi hoş geldi.
Koskoca 11 ay nasıl geçti gerçekten bilemiyorum benim için yoğun bir yıl oldu doğrusu..
Benim geçirdiğim operasyon, kasım ayı içerisinde eşimin geçirdiği operasyon, çocukların hastalıları,  yaz aylarını çok yoğun geçirmemiz derken bir yılı daha bitiriyoruz.

Severek takip ettiğim bazı bloglarda aylık ve haftalık planlarını kendini takip eden kişilerle paylaşıyorlar. Ben bu tip blog yazılarını okumayı ve takip etmeyi seviyorum kendime bir çeki düzen verip yapacaklarımı planlamak adına beni teşvik ediyor.Benimle aynı şekilde düşünen blog arkadaşlarım varsa diye bende bundan sonra aylık yapacaklarımı planlayacağım..

*Bu ay içinde benim için en önemli olan şey Zeynep ve Defne'nin doğum günlerini planlamak
(İki kızım da  Aralık doğumlu)

*Elimde yarım olan 3 kitabı bitirmek 
(Büyü Dükkanı-Yeşim Türköz
Hayata Dön -Gülseren Budayıcıoğlu
Karatay Diyeti ile Yaşam Boyu Sağlık- Canan Karatay)

*Hafta sonu bir akşam Defne'nin bakıcısını ayarlayıp anne baba gecesi planlamak
(bazen başbaşa kalmak gerekiyor gerçekten)

*D-Smart'taki sinema kanallarından en az iki film izlemeye çalış..

*Yılbaşı akşamı netleşince  hediye işlerini ayarlamak

*Okulda öğrencilerin ikinci sınavlarını yapmak..

*Blog için yazılacakları düzenlemek..

*Örmeye çalıştığım amerikan servislerini bitirmek..

*Denk gelirse 30 aralık akşam jolly joker'deki Koray Avcı konseri için bilet ayarla....

Bakalım ne kadarını yerine getirebileceğim......

Sevgiyle kalın......


TONİKLER.....

28 Kasım 2017 Salı

TONİKLER.....
SELAMLAR,
bu ara o kadar yazmak istediğim şey var fakat o kadar da yoğunum ki bilgisayar başına oturamıyorum çok uzatmayayım yakın zamanda yine bir her telden muhabbeti yapacağım sanırım kendimle ilgili...

NOT:Kullanılan görsellerin hepsi alıntıdır.

Bu aralar toniklere takmış durumdayım aslında bu paylaşımı da sizlerin önerilerini almak için yazıyorum ve ayrıca araştırdıklarımı sizlerle paylaşayım istedim....

38 yaşındayım.
Neredeyse 16 yaşımdan beri cilt temizliğime ve nemlendirici kullanmaya dikkat ederim.
O  anlık bütçem ve cildimin ihtiyaçları doğrultusunda nemlendirici seçmeye çalışırım.
Ama artık düzenli olarak tonik ve göz çevresi kremine de dikkat etmek gerek diye düşünüyorum Tabii bu arada tonik ve göz çevresi kremi de kullanıyorum ama nemlendirici ve temizleme de gösterdiğim hassasiyeti bu iki ürün için göstermiyordum ama yaş ilerlemeye başlayınca biraz daha hassas olmak gerek artık  ...
Önce başladım tonikleri araştırmaya nedir? Niçin kullanılır? İçinde ne var? Alkollü tonik mi?Alkolsüz tonik mi?



Gelelim Cilt temizliğinin yapı taşlarından olan toniklere:

Tonikler cilt bakımında önemli ürünler. Cildi temizledikten sonra tonikleme işlemi ile temizlik tamamlanıyor,ciltte kalan yağ,makyaj ve sabun kalıntılarını temizleniyor, gözenekleri sıkıştırıyor.
Ayrıca düzenli tonik kullanımı ile cilt bakım serumlarının ve nemlendiricilerinin  etkileri de maksimum seviyeye çıkıyormuş.



Ayrıca tonikler içeriklerine göre rahatlatıcı,canlandırıcı,arındırıcı,antiseptik özellikler taşıyormuş.
Önemli kısım içeriğinde alkol olanlar ve olmayanlar...
Alkollü tonikler daha çok genç ciltler yani yağlı,akneli ve akneye meyilli ciltler için tavsiye ediliyormuş. Fazla salgılanan sebumu dengelemek için.... 
Alkosüz tonikler ise yağlı olmayan tüm cilt tipleri için uygun. Sebum sorunu olmadığından tonik sadece ölü hücreleri temizliyor, kurutma ve pullanmanın önüne geçiyor.

 Evet son bitirdiğim tonik bu Loreal'in toniği, daha yenisine karar veremedim. Bu araştırdıklarım doğrultusunda bir seçim yapacağım sizlerinde önerilerine değer veriyorum.Görüşlerinizi benimle paylaşırsanız memnun olurum....

Sevgiyle kalın......
Yorumlarınızı eksik etmeyin....

Aksesuar ve Soğutma Ürünleri Uğur Soğutma’da

23 Kasım 2017 Perşembe

Aksesuar ve Soğutma Ürünleri Uğur Soğutma’da
                                                                                        
Bir derin dondurucuya sahip olduktan sonra, en basit işlemler için bile servis çağırmaktan sıkılmış olabilirsiniz. Sadece basit bir temizlik yapmak için dahi yetkili servislerin yardımına başvurma zorunluluğu, bir yerden sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Yanlış anlamayın: Uğur Soğutma tarafından üretilmiş bir derin dondurucu kullanıyorum ve bugüne dek servis ile hiçbir sorun yaşamadım. Her zaman çağırdıktan en fazla birkaç saat sonra gelip, işlerini hızlı ve profesyonel bir şekilde tamamladılar. Ancak halen dezenfeksiyon ve genel temizlik gibi işlemleri kendim yapabilmek istiyorum.
Uğur Soğutma’nın yeni aksesuar ve soğutma ürünleri serisine bu nedenle bayıldım. “Uğur Pratik” adıyla satılan bu seri, hem derin dondurucular hem de buzdolapları için kullanabileceğiniz birbirinden faydalı ve kullanışlı ürünlerden oluşuyor. Derin dondurucunuzun ve diğer beyaz eşyalarınızın uzun ömürlü ve sağlıklı çalışmasını sağlayan Uğur Pratik serisi, beyaz eşyalarınızı en üst performans ile kullanmanız da olanak tanıyor. Ev ve ofis hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmış Uğur Pratik serisi, sadece Uğur Soğutma markalı ürünler için değil: Diğer markaların derin dondurucu ve buzdolapları için de kullanılabiliyor. Derin dondurucu ve beyaz eşya modellerinin uzun ömürlü olmasını ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak ürünlerden oluşan seri, günlük kullanımda karşılaşılan pek çok sorunun servis çağırmaya gerek kalmadan halledilebilmesini sağlıyor.
                                                                  
Hâlihazırda, Uğur Pratik serisinde kireç önleyici, sebil bardaklık, su sebili temizlik ve dezenfeksiyon, Uğur ikram seti, soğutucu ve dondurucu temizleyici, tel ve plastik sepet ürünleri yer alıyor. Bunların hepsi de kendi özel paketlerinde satılıyor ve nasıl kullanmanız gerektiği ya paket üzerinde, ya da paket içinde detaylı bir şekilde izah ediliyor. Uğur Pratik serisinde satışa sunulan ürünlerle, klima temizliğini dahi kendiniz yapabiliriniz. Hem ürünleri incelemek, hem de uygun fiyatlarla sipariş vermek için https://satis.ugur.com.tr/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

NEUTROGENA Deep Moisture Ekspres Vücut Spreyi

8 Kasım 2017 Çarşamba

NEUTROGENA Deep Moisture Ekspres Vücut Spreyi
SELAMLAR,
Bundan sonra çarşamba günleri mümkün olduğunca kullandığım ürünler ile ilgili yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yazın elimden düşürmediğim vücut nemlendiricisi,çok beğenerek kullandım ondan dolayı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

NEUTROGENA Deep Moisture Ekspres Vücut Spreyi



Lazer epilasyondan sonra ciltte bir kuruma oluyor maalesef bende o durumu yaşıyorum. Epilasyon sırasında içeriğinde A ve E vitamini olmayan nemlendiriciler tavsiye diliyor. Elimde önerilen vücut nemlendiricisi bitince bu ürünü nereden aldığımı tam olarak hatırlayamasam da Gratis veya Watsons olma ihtimali çok yüksek ,indirimde olduğundan ve bu markanın el kremlerini beğenerek kullandığım için aldım.

Ürün  200 ml.lik deodorant kutusu tarzda bir kutuda ve sprey formunda.
hem dik hem de ters şekilde kullanılabileceği ifade ediliyor.



Banyodan sonra vücudunuzu havlu ile kuruladıktan sonra ya da kurulamasanız bile kolayca cilt tarafından emilen bir yapısı var. Anında emiliyor ve yapış yapış bir his bırakmıyor.
Sprey formunda olması ve her açıdan kullanılabiliyor olması bana çok işlevsel geldi.Vücut nemlendirmesi için özel zaman ayırmayanlara için  ideal bir ürün.



Ben bu ürünü çok severek kullanıyorum nemlendirme özelliği benim cildim için yeterli geldi.Çok çok kuru ciltli bir kişi için bilemiyorum ne kadar yeterli olur nemlendirmesi ama .Tekrar alıp kullanabileceğim bir nemlendirici.
,Sizlerinde özellikle sprey formunda tavsiye edebileceğiniz vücut nemlendiricisi varsa denemek isterim...
Yorumlarınızı eksik etmeyin,
Sevgiyle kalın.....


LİMONLU KEK

6 Kasım 2017 Pazartesi

LİMONLU KEK
Bu aralar  yazacak konularım var ama okul yoğunluğu, ev yoğunluğu derken bilgisayar başına geçemiyorum. Çok uzatmadan hafta sonu kızlarla birlikte  yaptığımız limonlu kekin tarifini sizlerle paylaşayım istedim.

LİMONLU KEK
MALZEMELER:
*3 yumurta
*1,5 bardak şeker
*1 bardak süt
* 1 çay bardağı sıvı yağ
*1 limon kabuğu rendesi
*5 kaşık limon suyu
*kabartma tozu
*Vanilya
*2,5 bardak un

YAPILIŞI:
Aslında çok ta anlatmaya gerek yok.Şeker ve yumurtayı iyice özdeşleşinceye kadar çırpıyoruz ardından sıvı malzemeler ve en son unu ekleyip tahta kaşıkla karıştırıp 180 derecede pişiriyoruz..



Kek alında hepimizin bildiği bir tarif ama çocuklarla vakit geçirmek için de güzel bir eğlence oluyor aslında , yazıyı yazarken neden kızları fotoğraflamadım diye hayıflandım birden ....
Bir sonraki birlikte yaptığımız etkinlikte diyeyim onları da fotoğraflıyayım...

NOT: Bu tarifin limon aroması bana biraz az geldi bir daha ki yapışıma 2 limon kabuğu rendesi ve daha çok limon suyu ekleyeceğim....

Sevgiyle kalın,
Yorumlarınızı eksik etmeyin.....





BİTENLER & ÇÖPE GİDENLER 3

19 Ekim 2017 Perşembe

BİTENLER &  ÇÖPE GİDENLER  3
Yazımı yazmak için biten malzemeleri çıkarınca ne kadar zamandır bunları biriktirdiğimi düşündüm ve en son bitenler yazımı Nisan'da yazmışım.Yani bayağı bir malzeme olmuş elimde çok uzatmadan lafı gelelim bitenlere

PARFÜM & DEODORANT 


Bu grupta bitenler;
Avon Rare Pearls
Avon Rare Gold
Avon Incandessence
Avon Indıvıdual Blue (eşimin)
Nıvea Double Effect Deodorant
Dove Deodorant
Adidas Roll-on

*Avon'un parfümlerini çok beğeniyorum ve fiyat olarak ta ekonomik geliyor ve severek kullanıyorum .Özellikle "Rare Pearls" ve Incandessence" en sevdiğim kokuları ,denk geldikçe de alıp kullanmaya devam ederim.
Fakat "Rare Gold" bana çok ağır geldi tamamen denemek için almıştım ama bir daha alacağımı sanmıyorum.
Dove deodorant seyehat boyu hediye gelmişti ama sporda küçük olması çok işlevsel geldi...

DUŞ JELLERİ



Bu grupta;
Palmolive Body Butter Vanilya Aşkı
Spumy Duş jeli
Diğer ikisi Almanya'dan

Duş jelinden siz neler bekliyorsunuz bilemiyorum ama benim çok bir beklentim olmadığı için yazacak ta çok bir şey yok.
Palmolive'i kızım çok beğendiği için almıştık.
Spumy Marka duş jeli firma gönderisi hoş bir kokusu var beğenmiştim.
Diğer iki duş jelini Almaya'ya taşınan komşularımız tatil için Bursa'ya gelince bizlere getirmişlerdi.

ŞAMPUANLAR



Dalan O'live Zeytinyağlı Şampuan
Dove Oxygen Moısture Şampuan
Nature Touch Şampuan

Dove Şampuan "Dene Bunu" gönderisi birkaç kullanımlık sonuca göre fena değildi.
Dalan'ı ise içeriğinde paraben,silikon,PEG, SLES olmadığı için aldım fakat benim saçıma çok uygun gelmedi çok çabuk yağlandırdı saçımı onun için bir daha tercih etmem sanırım.
Diğer şampuanı da bu yaz gittiğimiz Midilli Adası'ndan aldım açıkçası gördüğüm en ucuz şampuan olduğu için (tabi ki euro olarak,bizim paraya göre hiçte uyguna gelmedi:)) aldım kullandık ve bitti...........

EL KREMLERİ



Bir avon alışverişim sırasında Avon Care el kremini almıştım.Bitirdim ama çok memnun kalmadım ellerimi yeterince nemlendirmedi. Bir daha alacağımı zannetmiyorum...
Komili el kremi günlük kullanım için uygun fiyatı   da makul,Tercih edilebilir.

DİĞERLERİ



Opti-Free Lens Solüsyonu
Suna Dumankaya Hassas Cilt nemlendiricisi
La Roche Posay Termal Su
Avon Argan Yağlı Saç Serumu
Loreal Mıcellar Su
Loreal Skın Perfection Göz kremi
Flormar Radiant Touch Brush Concealer
iki adet dudak kalemi
Isana Pamuk Ped

Sürekli lens kullanan biri olarak hangi lens solüsyonunda kampanya varsa onu alıyorum.
Suna Dumankaya ürünlerini severek ve beğenerek kullanıyorum.Bu ürün ile de ilgili yorumlarımı okumak isterseniz BURAYA tık tık...
La Roche Posay Termal su Eczaneden hediye olarak verilmişti.yazın özellikle güneşlendikten sonra cildimi nemlendirme amaçlı kullandım özellikle soğutup kullanmak çok işlevsel geldi...
Avon argan yağlı saç serumu özellikle kızımın ince telli saçlarını açıp taramada çok faydalı onun için kullanıyoruz.
Loreal Mıceller su Hediye geldi bana seyahat boyu olmasına rağmen Garnier'e göre çok beğendim elimdeki bitince büyük boyunu almayı düşünüyorum.
Loreal Skın Perfectıon  göz kremi açıkçası çok farkını hissetmediğim bir krem pardon sadece krem değil kapatıcı özelliği de var. Fakat  ona rağmen çok olumlu puan almadı benden belki az bir aydınlatma yaratıyor olabilir göz altında..Sanırım bir daha almam.
Flormar Concealer daha evvel inceleme yazısını yazmıştım okumak isterseniz BURAYA tıklayabilirsiniz.
Açmakta artık zorlandığım için markasını hatırlamadığım iki adet dudak kalemi de bitenlerde
Isana Pamuğu sadece bloglarda bitenlere koyduklarını gördüğüm için kalabalık olsun diye koydum :)))))))

VE ÇÖPE GİDENLER



Oriflame One Maskara
Flormar Kaç farı
Essence Far Paleti
Rival De Loop Göz Kalemi

Oriflame One Maskara kirpikleri dolgun gösteriyor ama o kadar zor temizleniyor ki kirpiklerden ve kirpikler resmen kolalanmış gibi çok aşırı sert oluyor ve görüntü olarak benim çok hoşlandığım bir duruş olmuyor bu özelliğinden dolayı kullanmak için hiç elim gitmiyor onun için malesef çöpe gidiyor.
Flormar kaş farını çok severek ve beğenerek kullanıyordum ki durduk yere bir-iki gün içinde kendiğilinden dağılınca kullanmak çok zor olduğundan o da çöpe gidenlerden oldu.
Essence Far paletini İzmir Rossman'dan almıştım.Renkleri çok beğenerek aldım ama pigmentasyonunu hiç beğenmedim ve üstüne üstlük kendiğilinden kapağı kırılınca kullanmak içimden gelmediği için çöpeeee..............
Rival De Loop göz kremi beyaz renk göz içi için aldım ama malesef  boyamıyor onun için onu da çöpe gönderiyorum..............

Evet benim "Bitenler ve Çöpe Gidenler" şimdilik bu kadar sanıyorum bir daha bu kadar biriktirmem.
Yorumlarınızı Eksik etmeyin,
Sevgiyle Kalın...



LOREAL SAF KİL ARINDIRICI MASKE

8 Ekim 2017 Pazar

LOREAL SAF KİL ARINDIRICI MASKE
Mümkün olduğu kadar cilt bakımıma dikkat etmeye çalışıyorum.Makyajımı hemen temizlerim nemlendirici muhakkak kullanırım.haftada bir peeling ve maske uygulamasına dikkat ederim.Bu konuda meraklıyımdır da değişik markaları deneyimlemeyi severim.
Ama sonuçta bu ürünleri tercih ederken önceliği bütçem oluşturuyor malum sadece kendimizden mesul olmayınca bütçe önemli oluyor. İhtiyacım olan ürünü almak istediğim dönemde ayıracağım bütçe alacağım markayı da etkiliyor tabi ki...  Yine bütçemin çok geniş olmadığı bir dönemde aldığım bir maske bu....
Ne zamandır da bu ürünü yorumlamak istiyordum. Fiyatını çok makul bulunca alıp denemek istedim ama sonuç çok hoşuma gitti....

LOREAL SAF KİL ARINDIRICI MASKE


Ürün 50 ml. lik cam kavanoz içinde.Kapağının altında koruyucu bir kapak daha var.Yoğun kıvamlı bir maske. Kullanırken fırça veya spatula ile kullanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum . Ben bu maskeyi fırça yardımı ile uyguluyorum.




Kutusunda 10 kullanımlık olduğu yazıyor ama 10 kullanımdan daha fazla gideceğini düşünüyorum.Ben bayağıdır kullanıyorum sanıyorum 7 veya 8  oldu diye düşünüyorum.

İçeriğinde üç saf kil ve okaliptüs özü var zaten kavanozun kapağını açınca yoğun kokuyu hissediyorsunuz. Bloglarda bu kokuyu rahatsız edici bulanların olduğunu okumuştum ama beni rahatsız etmedi. 3 Saf kil olarak "Arı kil"i, "Montmorillonit Kil"i, "Rhassoul kil"i bulunuyor.

Loreal Saf Kil arındırıcı maske kullanım önerisi olarak haftada 2-3 kere olarak tavsiye ediliyor. Ben genellikle 1 veya 2 kez uyguluyorum. İnce bir tabaka olarak fırça ile sürüyorum kurumasını bekliyorum ortalama 5-7 dakika arasında kuruyor.Zaten kuruyunca rengi değişiyor böylece yıkamanız gerektiğini anlıyorsunuz zaten.Ben bol suyla yüzümü yıkayarak maskeyi temizliyorum.Bazen arınmayabiliyor çünkü.

Maskeyi uyguladıktan sonra cildim daha berrak, aydınlık ve parlak  görünüyor. Cildimin kirden arınmış olduğunu hissediyorum. Ayrıca cildi kurutmuyor bu benim için önemli bir nokta oldu ve yumuşacık bir his bırakıyor....

Bu ürünü tekrar alır  mıyım? Evet alıp kullanırım ama  cilt bakımı ürünleri konusunda fazla iştahlı biri olarak başka markalara da kesinlikle şans vermek gerek diye düşünüyorum...

Bu ürün hakkında sizlerinde yorumlarını merak ediyorum...
Okuduğunuz için teşekkürler...
Sevgiyle kalın........


DEFNE'NİN BEZDEN AYRILMA MACERASI

2 Ekim 2017 Pazartesi

DEFNE'NİN BEZDEN AYRILMA MACERASI
EVEETTTT önemli bir süreci daha atlatmanın verdiği mutlulukla bu yazımı yazıyorum...
Çok şükür hayırlısıyla Defne'nin tuvalet eğitimini tamamladık...
Koca bir yaz geçirdik ve Defne'den önce ben kendimi hazır hissetmediğim için tuvalet eğitimimiz Eylül ayına kaldı.


Yaz aylarında tatildi,gezmekti gelen giden misafirlerdi derken ben Defne ile ilgilenmeye tam olarak hazır hissetmedim kendimi, İşin açıkçası Defne minyon bir bebek olduğu için gözümde O'nu da daha hazır hale getirememiştim.
Eylül geldi, Bursa'ya geçtik,okul açıldı derken artık bezden de kurtulma zamanı gelmişti.
Bu arada Defne'de bezden ayrılma için  tüm ön koşulları da yerine getiriyordu.Uzmanların belirttiğine göre;
*Tuvalet eğitimi için en uygun dönemim 24-36 ay arası olduğu (Defne bu arada  eylül itibari ile 32 ayını doldurdu)
*Çiş veya kaka yaptıktan sonra rahatsız olması, (Defne artık rahatsızlığını iyice belli eder olmuştu)
*En az 3 saat kuruluk süresi (bu madde de bize uyuyordu)
*Geceyi kuru geçirip sabah kuru bez ile uyanmak (evet bu da tamamdı)
*Oturma,çömelme ve yürüme gibi hareketleri rahatça yapabilme
*Çiş ve kakayı ayırt edebilme vb. gibi hazırbulunuşluk maddeleri........


Önce Defne ile beraber lazımlık aldık.Bir kaç tane alıştırma külodu aldım. Youtube'da tuvalet eğitimi ile ilgili bir çizgi film var beraber onu izledik.... "Üçüzler Tuvalet Eğitimi Alıyor" 
Ablasının,benim ve babasının tuvaleti kullandığı artık kendisinin de kullanması gerektiği gibi hazırlayıcı konuşmalar yapıldı ve geceli gündüzlü olmak üzere bezi ATTIK....
Bu arada evde de temizlik yaptığım için bütün halıları yıkamaya göndermiştim o isabetli olmuş bu dönemde....

1. GÜN:
Defne'yi 1 saatte bir 5 dakika olmak üzere "tuvalet vakti" diyerek lazımlığa oturttum.
Hiç birinde lazımlığa yapmadı kalktıktan ortalama 5-10 dakika sonra altına yaptı..
İlk gün alıştırma külodu kullandım.....İlk gece 2 saatte bir tuvalete kaldırdım  yine lazımlığa denk getiremedi ve bir kez yatağına yaptı....İlk gün ve gece bu şekilde geçti...

2. GÜN:
Aynı şekilde devam ettim yine altına kaçırmaya devam fakat ikinci gün alıştırma külodu kullanmadım,ıslaklığı hissetsin diye düşünerek normal külot kullandım. Durum yine aynı lazımlıktan kalkar kalmaz Defne altına yapıyor tabiii annesi ona hissettirmemeye çalışsa da hafiften gerilmeye başlıyordu..Bu arada babanın ve ablanın "Defne galiba zor alışacak,, alışamayacak mı acaba?" söylemleri bendenizin daha da gerilmesine sebep oluyordu.
Tabiii bu altına kaçırma durumu açık açık yazmasamda kaka içinde geçerli....
Ayrıca bugün tam tamına 16 adet külot yıkayarak ta tarihe geçmiş olabilirim:))))
3.GÜN:
Derken 3. gün geldi. Ve ilk defa lazımlığa çişini yaptı Defne ve tüm evde bir bayram havası.
çok şükür ki o ilk lazımlık deneyiminden sonra Defne bir daha altına kaçırmadı aynı günün akşamı kakasını da lazımlığa yaptı ve artık çişinin veya kakasının geldiğini söylemeye başladı...

Sanırım biz durumu  gerçekten büyüklerin dediği gibi 3 günde hallettik.
Nelere Dikkat ettim bu süreçte:
*Mümkün olduğu kadar "çişin var mı" diye sormamaya çalıştım
*Çok abartılı olmamak kaydıyla her lazımlığa çişini yaptıktan sonra onu övdük..
Bu durumu kendisi ablası ve babası ile paylaştığı için aynı övgüyü onlardan da bekledi. Bu övme işini yavaş yavaş geri çektim...
Yani kısacası uzmanların belirttiği ve çocuk gelişimi kaynaklarında yazanlara dikkat etmeye çalıştım...


İşte bizim Defne'nin bezden ayrılma macerası böyle......
Darısı tüm bebelere diyerek sevgiyle kalın 
ve
yorumlarınızı eksik etmeyin.....

Hafta Sonunda BOZCAADA

23 Eylül 2017 Cumartesi

Hafta Sonunda BOZCAADA
          SELAMLAR,
Sanırım artık kış moduna geçiyoruz ve bu demek oluyor ki bloğuma ve takip ettiğim sayfalara dönebilirim.
Yine bir gezi yazısı ile klavyenin başına geçtim....
8-10 Eylül'de Bozcada'daydık. Üç aile olarak hafta sonunu orada geçirelim istedik. O tarihlerde adada  "Bağ Bozumu Festivali" varmış.
Biz Bozcaada'ya 8 Eylül cuma günü ancak akşam üzeri 17.00 feribotu ile geçebildik.Malum Bursa'dan öğlen yola çıkmış olsak ta Feribot iskelesine yani Çanakkale Geyikli'ye kadar bayağı bir yol var. Feribot biletimizi internet üzerinden gidiş geliş olarak  70 tl.ye aldık. Biz aracımızla geçtik eğer sizde araçla adaya geçmeyi düşünürseniz kesinlikle dönüş için rezervasyonunuzu, biletinizi alırken yaptırın. Aksi taktirde dönüşte sıkıtı yaşarsınız. 
Adaya indiğimiz gibi konaklayacağımız yere gittik  Habbele plajı tarafında Karina Vineyard  Hause diye butik bir otelde kaldık. Otelimiz üzüm bağları içerisinde güzel bir bağ eviydi. Bu yıl yeni açıldığı için çevre düzenlemesi daha yapılamamıştı fakat bağların içerisinde deniz manzaralı sakin ve huzurlu bir yer. 



Odamıza yerleştiğimiz gibi Gün batımı denilen yerde Güneş'in batışını kaçırmak istemedik.Onun için soğuk sandviç tarzı aperatifler ve şarabımızla Gün Batımı denilen yere gittik. Gerçekten de güneş buradan bir harika batıyor. Bozcaada üzümleri ile yapılmış şarabınızı yudumlarken manzaranın keyfini çıkartmak ayrı bir zevkti.







Bizim hafta sonu seyahatimiz gezi üzerine yapılan bir seyahatten çocuklarla birlikte olduğumuz için  ve çocukların isteği üzerine deniz tatiline dönüştü
İkinci gün otelimize yakın olan Habbele plajına gittik. Çocuklarla rahat olabileceğimizi düşünerek plajdaki tek beache gittik. Adada denize girilecek mevsimin eylül olduğunu orada öğrendik. Geçen yıl ağustos ayındaki ada seyahatimizde suyun soğukluğundan denize girememiştik. Eylül ayında su biraz soğuk olsa da  çok güzeldi. Çocuklar neredeyse sudan çıkmadan bütün gün oynadılar. Habbelede balıklar ile birlikte yüzmek çok güzeldi. Beachte hizmet kalitesine bakıldığında fiyatlar biraz yüksekti.



O akşam adaya gelmişken balık yiyelim istedik ve marinada ki balıkçılardan birine rezervasyon yaptırdık.. Yemekte adaya özgü mezeler, ahtapot,karides,kalamar, barbun ve levrek sipariş ettik.. Müzisyenler ve dostlarla güzel sohpet eşliğinde yemeğimizi yedik.Yemekler lezzetliydi fiyat yenilenlere bakıldığında maküldü.





Yemek sonrası otelimize geçerek güzel bir ada akşamında yıldızların altında dostlar ile sohbete devam ettik. Otelimiz bağ evi olması sebebi ile ziyaretçilerine sessiz ve huzurlu akşamlar sunuyor.

Üçüncü gün adanın ünlü plajı Ayazma plajına gittik. Bu plaj Habbele plajına göre daha uzun ve daha kalabalık bir plaj 2 Şezlong ve şemsiyeyi 10 TL'ye kiralayabiliyorsunuz. Burada su biraz daha soğuk fakat eylül ayının güzelliği de bu plajda kendini hissetiriyor. Çocuklar burada da çok eğlendi.  Fiyatlar Habbele plajına göre biraz daha uygun. Plajın girişinde duşlar ve giyinme kabinleri bulunuyor. Biz otelimizden çıkış yaptığımız için orada rahatça duşumuzu alıp üzerimizi değiştirdik. Günübirlik gidişlerde veya bizim gibi otelinizden ayrılıp gittiğinizde rahatlıkla duşunuzu alıp üzerinizi değiştirebilirsiniz. Duşlar 1 TL ile çalışıyor.
Plaj sonrası dönüşe geçtik. Ada merkezine gidip birazda ada merkezinde zaman geçirdik. Adanın ünlü Çiçek Pastanesi'nden  kurabiyelerimizi aldık.





Kısa da  olsa  Talay şarap fabrikasını gezme fırsatı bulduk. Bağ bozumu mevsimi olması sebebi ile üzümlerin fabrikada işlenmesini görebildik.







Adada çok sevdiğimiz Boboz  Sandviç&Şarküteri'den, sandviçlerimizi yaptırarak yola çıkmadan biraz atıştırdık. Çok güzel ve çok çeşitli sandviçler hazırlıyorlar. Biz çok beğendik. Adaya yolunuz düşerse kesinlikle tavsiye ederim uğrayın....




Ada merkezinde güzel sofralık üzümler satılmakta lezzetli ve güzel üzümler alabilirsiniz.Bunun yanında ev yapımı tarhana,erişte, çeşitli meyvelerden yapılmış reçeller ve farklı baharatlar alabilmeniz mümkün.....

İşte bizim hafta sonu Bozcaada tatilimiz böyle geçti....
Sevgiyle kalın
Umarım daha bol yazılarla artık birlikte oluruz....

Buzdolabında Ankastre Şıklığı

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Buzdolabında Ankastre Şıklığı
Ankastre renginin çekiciliği hiç azalmıyor: Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ankastre renklere olan ilgi çok fazla. Bunun nedenini anlamak kolay, ankastre, yani gümüş rengi her şeyden önce çok şık duruyor. Sanki mutfaklarda kullanılması için yaratılmış bu renk, bir mutfaktaki her ürüne, ama en çok da buzdolaplarına yakışıyor. Bu nedenle yeni bir buzdolabı almak istediğimde, ilk şartım muhakkak ankastre renginde olmasıydı: Mutfağımdaki diğer tüm ürünler de bu rengi kullanıyor. Diğer şartlarım ise hepimizin istediği ve aradığı şeylerdi: Buzdolabı uygun fiyatlı, kaliteli, dayanıklı ve yaygın bir servis ağına sahip olmalıydı. Açıkçası aradığım tüm bu özellikleri ve daha fazlasını Uğur Soğutma’ya ait UES 585 D2K NFI A++ modelinde buldum.
                                                               
Marka konusunda hiçbir tereddüdüm olmadı, zira Uğur Soğutma’ya ait bir derin dondurucuyu yıllardan bu yana kullanıyorum. 60 yıldan fazladır soğutma ve gıda depolama sektöründe faaliyet gösteren firmanın gerçek bir rakibi olmadığını düşünüyorum: Ürettikleri cihazların arkasında duruyorlar ve benzersiz bir uzmanlığa sahipler. Dolayısıyla, aynı derin dondurucuları gibi buzdolapları da daima üst düzey kalite, pratik bir kullanım ve uygun fiyatları bir arada sunuyor.

UES 585 D2K NFI A++ ankastre renginde bir model ancak sahip olduğu tek özellik bu değil elbette.  Çift kapılı bir buzdolabı bu ve üst kısmında otomatik defrost özelliğine sahip no-frost bölmesi yer alıyor. Bu bölmenin hacmi 97 litre, yani kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli geliyor. Bu bölmenin dış kapağı üzerinde yer alan bir LED gösterge var, bu gösterge ile kapakları açmanıza gerek kalmadan zdolabı kontrollerine ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca çok çık duruyor! Buzdolabı kısmı ise tam 585 litrelik bir iç hacme sahip: Emin olun, tamamını doldurmakta zorlanıyorsunuz.
       
Nem kontrollü sebzelik, 0 derece bölmesi gibi özellikler ise standart olarak geliyor. Diğer markaların bu özelliklere ve bu denli geniş iç hacme sahip olan modellerine kıyasla, inanılmaz bir fiyata sahip. Bütçenizi hiç zorlamadan gelişmiş teknolojiler kullanan yeni nesil bir buzdolabına sahip olabiliyorsunuz. Verdiğim karardan çok mutluyum: Mutfağım hem şık görünüyor ve hem de bir servet ödememe gerek kalmadan son teknoloji ürünü bir buzdolabı kullanabiliyorum. Peşin fiyatına 12 taksitle satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, ben de siparişimi buradan verdim.
                                                    
Bir boomads advertorial içeriğidir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *