31 Aralık 2016 Cumartesi

2016'YA VEDA

2016'nın bitmesine saatler kaldı artık.
2017'nin tüm insanlığa barış,huzur,mutluluk ve sağlık getirmesini,
sonra ülkeme bu sene gerek gördüğümüz veya duyduğumuz hiç bir kötü olayın yaşanmamasını (artık bu olayları unutmak istediğimiz için ayrıntılı yazmıyorum), barış, huzur, kimsenin birbirini kırmadığı, üzmediği bir yıl diliyorum.
Kendim ve ailem için 2017' de  önce sağlıklı bir yıl, mutlu ve huzurlu günler , hayırlı işler,  kızım ve tüm öğrenciler için başarılı dersler, dost sohbetlerin bol yaşandığı güzel günler  diliyorum. Ve yanında para da olsa fena olmaz hani:)))
TÜM HERKESİN YENİ YILINI KUTLUYORUM,
MUTLU YILLAR.


NOT: 2016'nın son sabah kahvesi ile bu yıla veda.....
 


30 Aralık 2016 Cuma

Tarihi Bir Atmosfer KOZAHAN

2016'nın bitmesine günler kala MERHABA,
Yoğun bir hastalık döneminden dolayı bloğa girmek çok fırsat olmadı.. Tam atlattım diye sevinirken şimdi de büyük kızım gribe yakalandı. Umarım O'da çabuk bir şekilde atlatır.
Malum yılbaşı yaklaşıyor eşe dosta karınca kararınca ufak tefek hediyelikler hazırlıyorum. Biraz eksikler kalınca ve hafta sonu olunca da Korupark ve Carrefour'a girilemeyeceğini düşünerek eşime Heykel'e gitmeyi teklif ettim. En son ne  zaman Heykel'e gittiğimi hatırlamıyorum bile inanın. Planladığım şeyleri hemen temin edince ve tabi buraya kadar çıkmışken KOZAHAN'da oturmadan gelinmezdi. Hava da soğuk ama bir kahve içer kalkarız diye düşündük. Ama ne mutlu ki bizim kahve keyfi uzadı, neden mi? Çünkü her masanın yanına ısıtıcı koymuşlar rahatla kahvemizi çayımızı içtik.
Bursa'ya yolu düşenler için KOZAHAN uğramadan geçilmemesi gereken bir yer.
 
 
Şimdi de biraz bu tarihi mekan hakkında bilgi vermek istiyorum...
Koza Han,  1491 yılında dönemin Osmanlı padişahı 2.Bayezid tarafından Mimar Abdül ula bin Pulat Şah’a İstanbul’daki eserlerine gelir sağlaması amacıyla yaptırılmıştır. Han geçmişten günümüze; Ceddid-i Evvel, Beylik Kervansarayı, Beylik Hanı, Şimşek Hanı, Cedid-i Amire ve Yeni Kervansaray gibi isimler almıştır.
 
 Ulu Camii ile Orhan Camii arasında yer alan Koza Han, o yıllarda ipek böceği kozalarının satıldığı bir yerdir. Orta Asya’dan gelen bir gelenek olan ipek böceği üreticiliği; özellikle Manavlar olarak nitelendirilen kuzey batı Anadolu’nun Türkmenleri tarafından yüzyıllardır yapılmaktadır. Yüzyıllardır süre gelen bu gelenek ile kozalardan elde edilen ipek kumaşlar, Bursa’nın tekstil merkezi olmasında önemli rol oynamıştır. Son zamanlarda petrol ürünlerinden elde edilen, sentetik iplik ve kumaşlar her ne kadar ipek böceği üreticiliğini olumsuz yönde etkilese de kaliteyi temsil eden ipek kumaşlar, marka olmayı hedefleyen tekstil firmaları için vazgeçilmez bir üründür.
 
 
 
Bursa’nın en önemli alışveriş mekanlarından biri olan Koza Han, iki katlıdır. Alt katında 45, üst katında 50 odası bulunan hanın odaları, dikdörtgen bir avlunun etrafında yer almaktadır. Develik adı verilen ve bu dikdörtgen avlunun doğusuna yapılmış olan hanın bir diğer avlusu da zamanında ahır ve depo olarak kullanılmıştır. Hanın kuzeyinde ise büyük taştan kabartma süslerle yapılmış görkemli bir taç kapı yer alır. Bunun dışında handa; üst katta güneye açılan bir kapı, avluda yer alan geniş bir kapı ve bu kapıdan da Orhan Camii’ne açılan bir kapı daha bulunmaktadır. Ayrıca, kurulduğu yıldan beri yapılan çeşitli onarımlarla günümüze kadar ulaştırılan Koza Han’ın avlusunun ortasında, iki katlı bir mescit bulunmaktadır. Türünün ilk örneği olan bu mescidin altı şadırvan olarak yapılmıştır. Tamamen taştan yapılan bu mescit; çevresinde yer alan sekiz ve tam ortasında bulunan bir ayak üzerine oturtulmuştur.
 
 
 
 
Bursa ekonomisine ipekçilik alanındaki katkısını günümüzde de sürdürmeye devam eden hanın üst katında ipek ürünleri satan birçok dükkan bulunmakta, alt katında ise kafeteryalar yer almaktadır.
 
Eğer yolunuz Bursa'ya düşerse muhakkak uğrayıp alt kattaki kafeteryalarda kahve için...
 
Sevgiler..
Yorumlarınızı eksik etmeyin....

24 Aralık 2016 Cumartesi

İNTERNETTE YILBAŞI HEDİYELİKLERİ 2

 SELAMLAR,
Daha evvel internet üzerinden hediye seçenekleri yazımda sadece bayanlara alternatif olacak hediyeleri seçmiştim. Şimdi erkeler için kendimce uygun olan hediye alternatiflerini sizlerle paylaşmak istedim.
 
ALTERNATİF 1:
www.morhipo.com da indirimdekiler kısmında "fabrika" markasına ait gömlekler çok hoşuma gitti. İşte bir kaç görsel..
  


Bu gömlekler şu an 29.70 tl. Fiyat olarak da cazip...
 
ALTERNATİF 2:
Yine www.morhipo.com da "Karaca" markasına ait bu pantolonlarda güzel hediyelik olabilir..
 


Fiyatta gayet makul...

ALTERNATİF 3:
www.kravatkolik.com  diye sitede çok güzel bileklikler çıktı karşıma bakalım siz nasıl bulacaksınız...



ALTERNATİF 4:
 Tabi ki erkek hediyelerinin en vazgeçilmezi parfümler..
Parfüm olayı da artık tamamen bütçe işi. Orijinal parfümler için biraz bütçe ayırmak gerek. Onun dışında Avon, Oriflame gibi networklerden tercih edilebileceği gibi. Barcello vb. gibi açık parfüm diye tabir ettiğimiz markalardan seçilebilir. Son dönemde Koton, Zara , De facto  markalarının parfümleri de tercih edilmeye başlandı.

ALTERNATİF 5:
Ben birde DAGİ markasının pijamalarını da özellikle anne-kız ,baba-oğul pijama takımlarına da bayılıyorum. Tüm ev halkına ortak bir hediye de olabilir ......

Şimdilik benden bu kadar, umarım az da olsa yardımı dokunmuştur sizlere...
Sevgiyle kalın..
Yorumsuz bırakmayın....

23 Aralık 2016 Cuma

YENİ BİR TEHLİKE DAHA "RADON GAZI"

Haftanın son iş günüden selamlar,
nasıl bir grip olduysam iki gündür kafayı kaldıramadım. Malum bu hastalıkta dinlenmeden geçmiyor. Ama  evde küçük çocuk olunca dinlenmek te biraz hayal gibi..
İki gece önce Show tv haberleri izlerken bir haber de "Radon Gazı " diye bir gaz ve tehlikelerinden bahsedildi.  Haberde ilk defa bu kavramı duydum ve merak edip biraz araştırdım ve bulduklarımı da sizlerle paylaşmak istiyorum....
 
RADON GAZI NEDİR?
Radon renksiz, gözle görülmez, tatsız, kokusuz ve radyoaktif bir gazdır. 1899 yılında Ernest Rutherford ve 1900 yılına Friedrich Ernest Dorn tarafından keşfedilen radon gazı alfa parçacığı yaymakta olup müsaade edilen miktarların üzerinde solunduğunda akciğer kanseri riskini arttırmaktadır.
 
Radon gazı toprakta, kayalarda ve sulardaki uranyumdan köken alır. Topraktaki radon, yukarı doğru hareket eder ve evlerin tabanlarındaki ya da duvarlarındaki çatlaklardan ve boşluklardan içeri sızar. Özellikle bodrum katlarda ve madenlerde radon gazı yoğun olarak birikebilir.
Daha az düzeyde olmak üzere, radon evlere, kullanılan kuyu suyu ile de girebilir. Radon gazı, başlıca zararlı etkilerini solunduğu zaman gösterir; radon içeren suyu içmekle mide kanseri olma olasılığı, radonu soluyarak akciğer kanseri olma olasılığına göre çok azdır. Ancak, sudaki radon, duş yaparken havaya karışabilir ve solunabilir.
 

Evlerdeki Radonun Bir Diğer Kaynağı Da, Yapı Malzemeleridir

Nefes yoluyla alınan radon gazı, radyoaktif parçacıklara bölünür ve akciğerde tutulur. Bu parçacıklar yıkılmaya devam eder. Yayılan alfa parçacıkları, bir yüzeye çarptığında, enerjileri yüzey tarafından emilir. İnsan derisi, bundan etkilenmeyecek kadar kalındır, ancak alfa parçacıkları, akciğer hücrelerini etkileyebilir. Bunun sonucunda hücre hasarı ve ileri dönemde de akciğer kanseri gelişebilir. Ancak, bu, radon gazına maruz kalan herkesin akciğer kanserine yakalanacağı anlamına gelmez. Akciğer kanseri riski, özellikle sigara içenlerde çok daha fazladır. Radon ile sigara “sinerjistik” etki gösterirler; yani, ikisine birden maruz kalındığında olacak zarar, ikisinin ayrı ayrı meydana getireceği zarardan daha büyüktür. Radon maruziyetinin, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %10-15 kadarından sorumlu olduğu tahmin edilmektedir.
 
Radondan korunmak için evler sık sık havalandırılmalı; özellikle bodrum katlardaki taban ve duvar çatlakları kapatılmalı ve yeni yapılan binaların radona dirençli olmasına dikkat edilmelidir. Evin altındaki radonu çekerek dışarı veren havalandırma sistemleri de işe yaramaktadır.
 
Yeni bir tehlike daha hayatımızda ,bilmek mi iyi bilmemek mi bilemedim ama..
Sanırım haberdar olmak ta fayda var..
Sevgiyle kalın...
Beni yorumsuz bırakmayın.....
 
 

21 Aralık 2016 Çarşamba

BUGÜN 21 ARALIK

BUGÜN 21 ARALIK,
KIŞ GÜNDÖNÜMÜ,
Kış gündönümü, Kuzey Yarım Kürede, 21 aralık tarihine denk gelen en kısa gündüz ve en uzun gecenin olduğu gündür. Güney Yarım Kürede en uzun gün, Kuzey yarım kürede en uzun gecedir. Güney yarım kürede yaz başlangıcı, kuzey yarım kürede kış başlangıcı kabul edilir.
Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. 21 Aralık'ta Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir. Uzmanlar, 21 Aralık, yani yılın en uzun gecesi karanlıkta güne başlamanın depresyonu tetiklediğini belirtiyor. Ayrıca yılın en uzun gecesini yaşamanın metabolizma açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtiyor uzmanlar....
 
 
MİTOLOJİ VE  SEMBOLİZM'de KIŞ GÜNDÖNÜMÜ
Bugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü .
Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü  Kraliçesi’nin, Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.
 
21 ARALIK KONUMU ve ÖZELLİKLERİ
21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir:
Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.
Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır.
Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir.
Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır.
Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar.
Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir.
Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz.
Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.
Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.
Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanır.
 
ASTROLOJİDE BUGÜN
Bugünden sonra doğanlar artık Oğlak Burcudur. Peki oğlak burcu özellikleri nelerdir?
 
Olumlu Yönleri:
Çalışkan, Güvenilir, Kararlı, İstekli, Azimli, Disiplinli, Plancı, Espri yönü güçlü, Düzenli, Sebatkar, Azla yetinir, Zengin olur, Dayanma gücü yüksek, Sorumlu, İyi eş, iyi anne baba, Mülkiyetçi
 
Olumsuz Yönleri:
Eğilmez, Dik Başlı, İhtiraslı, Kötümser, Kuşkucu, Kindar, Sert, Karamsar, Yalnızlık Meraklısı
 
 
Oğlak Burcu
 
Not:
Bilgiler farklı kaynaklardan ALINTIDIR...
Sevgiyle kalın..
Yorumlarınızı eksik etmeyin....
 
 

İNTERNETTE YILBAŞI HEDİYELİKLERİ

GÜNAYDIN,
 İki çocuk biri bebek ve çalışan bir bayan olunca gezmeye çok fazla vakit bulamıyorsunuz.
Bazı ihtiyaçları mecburen internet üzerinden gidermeniz gerekebiliyor.
Yılbaşı hediyelikleri için internette gezinirken gözüme çarpan alternatifleri buradan sizinle de paylaşmak istedim. Belki benim gibi olup dışarıda çok uzun gezip alışveriş yapma fırsatı olmayanlara fikir olur diye düşündüm.

ALTERNATİF 1:
İlk olarak www.dekorazon.com da ekonomik olarak gözüme çarpan alternatif 8.90 tl.lik kırlentler.
Evini bildiğimiz bir arkadaşımıza güzel bir sürpriz olabilir. Hem de gayet ekonomik

ALTERNATİF 2:
 Yine aynı internet sitesinde gördüğüm zeytinlik ve çerezliklerde  hoşuma gitti. Güzel sunumlu sofralar hazırlamak için iyi birer hediye olur diye düşündüm...


ALTERNATİF 3:

  İnstagram ve internet üzerinden takip ettiğim bir diğer site www.luzzaccessories.com  
Bana göre burada da farklı hediye alternatifleri var. İşte sizin için yaptığım küçük bir hediyelik kolajı
 
 
 

ALTERNATİF 4:

Ayrıca birde incelemekten çok zevk aldığım bir diğer site www.ibeking.com bayılıyorum buradaki ürünlere. Sizlerede buradan birkaç hediyelik alternatifi eklemek istiyorum...
 
 
 
 
Benim gibi renkli kalemler, defterler ,etiketleri seven biri için ibeking.com 'da muhteşem seçenekler var..
Bugün malum 21 aralık en uzun gece . Bugüne özel www.keramika.com da indirim var ve tüm siparişlerde ücretsiz kargo ilgilenenlere duyurulur...

 
Şimdilik benim gözüme çarpanlar...
Bir sonraki yazımda erkekler için  hediye alternatiflerine göz atacağım sizinle paylaşacağım...
Bu arada hediyelerde  mümkün olduğunca ekonomik fiyatlı olanları tercih etmeye çalıştım. Malum yılbaşında masraf biraz fazla oluyor.
Sevgiyle kalın...
Yorumlarınızı bekliyorum...

20 Aralık 2016 Salı

GERÇEK SANATÇILAR

SALI benim için okulda nöbet günü,ve üstüne birde grip olunca bugün bana çok uzun geldi.
Eve gelip kahvemi yudumlarken de bir şeyler yazmak istedim.
Günün okul kısmı bitip eve gelip, kalan zamanı programladım ve akşama da biraz tv zamanı kaldı. Ne izlesen diye düşününce Kanal 'de "Hayat Şarkısı" olduğunu hatırladım. Düzenli dizi izleyen veya takip eden biri değilim ama evde tv açıksa zaten haftalık fragmanlardan birçok dizi hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Ama benim sadece oyuncusu için izlemeye çalıştığım üç dizi var. Bu üç dizide de gerçek sanatçılar oynuyor ve izlerken onların oyunlarına kendinizi kaptırıyorsunuz.

*Pazartesi Akşamı Show tv'de yayımlanan  "İçerde" Tabi ki Çetin TEKİNDOR
 
*Salı akşamları Kanal D'de yayımlanan "Hayat Şarkısı" adlı dizide Ahmet Mümtaz TAYLAN,
 
*Çarşamba akşamları Fox Tv'de yayımlanan "No 309" da Sumru YAVRUCUK
 
 
Bu üç dizide bu oyunculara bayılıyorum, işte gerçek sanatçılar bana göre rollerinin hakkını tam veren insanlar.. Kıymetini bilmek gerek bu sanatçıların ama maalesef yaşarken pek kıymet bildiğimiz söylenemez....
Sizlerinde böyle sanatçısı için izlediğiniz diziler var mı??
Yorumsuz bırakmayın...
Sevgiyle kalın.... 

19 Aralık 2016 Pazartesi

BİTENLER (Aralık)

Selamlar ,
Artık biraz daha blog dünyasında zaman geçirmek istediğimi yazmıştım. Ondan dolayı bende bir bitenler yazısı eklemek istedim bloğuma. Özellikle cilt bakımı ve makyaj ile ilgili bloglara sahip kişiler arasında son derece yaygın  "BİTENLER" ....
Ben bu sayede birçok kişinin tecrübe ve deneyimlerine göre ürünler hakkında fikir elde edip, yeni ürünlerin varlığından haberdar oluyorum.
Bu arada makyaj ve kozmetik blogarı olmadığımı hatırlatmak isterim, uzman değilim ama bu konulara meraklı ve öğrenmeye açık biriyim..Naçizane bende kullandığım memnun kaldığım veya kalmadığım ürünleri bittikçe (her ay yazabileceğim bir kategori olmaz sanırım) takip edenlerle paylaşmak isterim. Kullandığım ürünlerde tamamen kendi ihtiyaçlarım ve ekonomik durumum doğrultusunda edindiğim ürünler...Sizin de bu konuda fikirlerinizi ve yorumlarınızı öğrenmek beni memnun eder.
GELELİM BİTENLERE:
 
 
 
ORİFLAME DİSCOVER DUŞ JEJİ & PALMOLİVE BODY BUTTER:
 
Oriflame duş jeli  tesadüfen edindiğim bir duş jeli, Palmolive ise kızım kokusunu çok sevdiği için özellikle her alışverişte farklı bir türünü alıyor ve ortak kullanıyoruz. Duş jelleri konusunda çok yazabileceğim bir şey yok. Çünkü genel olarak sabun kullanmayı daha çok seviyorum ,duş jelinin vücutta bıraktığı arınmama hissini çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim ama sanırım artık duş jeli kullanmak alışkanlık haline geldi. Yine de evimizde eksik olmayan ürünlerden...
 
FLORMAR LİPBALM:
EOS Lipbalm'a muadil olarak yanılmıyorsam üretildi. Kış aylarında muhakkak elimin altında lipbalm yani dudak koruyucu olur. Son dönemde Flormar markasının ürünlerini çok beğenmeme rağmen bu Lipbalm'ı pek beğenemedim. Çünkü dudağımda yapış yapış bir his bıraktı ve kullandıkça dudağa uygulaması zor oluyor. Normal bir ruj formunda olmadığından . Onun için sanırım bir daha bu ürünü kullanmam.
 
 

 PUR BLANCA DEODORANT:
Avon  network markasının bir ürünü bu deodorant, Avon bünyesindeki parfüm ve deodorantları seviyorum hem fiyat olarak makul geliyor hem de geniş bir koku yelpazesi var .Normalde deodorant çok kullanmam ama sporda artık ihtiyaç hissettiğim için indirimde diye almıştım. Yanılmıyorsam içinde beyaz frezya, ylang ylang ve beyaz çiçekler var. Daha soft ve bahar-yaza uygun bir koku. Tekrar alırım ama dediğim gibi bahar aylarında veya yazın tercih ederim...
 
 


 SUNA DUMANKAYA ANTİ AGE GECE KREMİ:
Suna Dumankaya markasının şimdiye kadar kullandığım tüm ürünlerinden çok memnunum. Bu gece kremini de ilk defa kullandım ve bitti. İlk fırsatta de yenisini alacağım. Sabah kalktığımda cildimdeki nemlenmiş hissi harika hissettiriyor. ve yumuşak bir cilt ile uyanıyorsunuz...Yerli bir marka olduğu için de Suna Dumankaya markası ürünlerini kullanmaya gayret ediyorum....
  
 

SUNA DUMANKAYA KAŞ KİRPİK KREMİ:
Bu ürünü aldım. Fakat düzenli kullanmadığım için etkisi hakkında bir şey diyemeyeceğim. Bitirdim ama uzun bir zaman aldı açıkçası gece kremi+ göz kremi ve birde bu kremi kullanmak zor geldi onun için etkisini ben görmedim istikrarlı bir şekilde kullanmadığım için..
Kaş ve kirpik kremi yumuşatıcı ve besleyici formülü ile kaş ve kirpiği besleyerek dökülmesini önlemeyi ve düzenli kullanımda kaş ve kirpiklerde gözle görülür düzelme sağlamayı vadediyor. 
İçeriğindeki Etken Madde ve Özellikleri:
*Badem Yağı: Kıl köklerinin yağlanması be beslenmesinde kullanılır.
*E Vitamini: Cildi besler ve güçlendirir.
*Peptitler: Hücreler arası iletici görevi gören peptitler cildin beslenmesine yardımcı olur.
Almak ve kullanmak isteyenler için Suna Hanım'ın internet sitesinden alıntıdır. Fiyatı da 45 TL.

MAYBELİNNE PUSH UP DRAMA RIMEL:
İlk çıktığında hemen reklamlarından etkilenip almıştım. Ama  çok beğenerek kullandığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü kirpiklerimde çok fazla topak topak kalıyor sanki ağırlık yapıyor kirpiklerime Ve ayrıca temizlerken de zorlandım. Onun için Maybelinne'in nu rimelini tekrar alacağımı zannetmiyorum..
 
 
LOREAL SKİN PERFECTİON 5'İ BİRARADA BB KREM:
Bu BB kremi çok severek kullandım ve bitirdim. Cildime çok uydu ve herhangi bir alerjik reaksiyon oluşturmadı.  Ciltte tam bir dağılıyor ve tamamen renk eşitliği sağlıyor. Çok memnun kaldım tekrar almayı düşünebileceğim bir ürün. Bu arada fiyat olarak ta  performansına göre çok uygun...Sadece tüpteki ürünlerin dibinde muhakkak bir kaç kullanımlık ürün kalıyor onun için bende bitince kesip dibinde kalan kısmı kullandım. Tüpteki kremleri onun için çok sevmiyorum aslında... 

 
AVON ARGAN YAĞLI SAÇ SERUMU:
Bu serumu hem ben hem kızım kullanıyoruz. Kızımın saçları çok ince telli ve çabuk karışıyor. Banyodan sonra nemliyken biraz serumdan sürünce hem saçları kolay taranıyor hem de çabuk karışmıyor. Benim de saçlarım çok düz. Bu serumu kullanınca hem daha kolay şekil alıyor ve daha güzel fön tutuyor. Onun için her an elimizin altında olsun istiyoruz. Tekrar tekrar alacağım bir ürün..




 
 

SUNA DUMANKAYA TERRACOTTA ALLIK:
Yine çok memnun kaldığım ve kullanmaya devam edeceğim bir ürün. Yüzde çok doğal duruyor .Bu bitirdiğim ikinci kutu fakat bu iki tonluydu. Koyu olan renk biraz bende fazla koyu olduğu için açık kısmı bitirdim. Gölgeleme yapmak için kullanılabilir belki ama makyajda o kadar iyi olmadığım için o kısmı kullanmadım. Yeni alırken bir önce kullandığımı tekrar alacağım.. İçinde E vitamini ve jojoba yağı var.Yani tamamen doğal .. 
 

Yorumlarınızı bekliyorum..
sevgiyle kalın....
 

 

15 Aralık 2016 Perşembe

YOĞURTLU BULGUR SALATASI

Selamlar,yine doğum gününde yaptığım son derece basit bir tarifle merhaba demek istedim..Çalışan  bir bayan olunca böyle ikramlık tariflerde de kolay ve pratik tariflere daha çok yer veriyorum menülerimde.....
İşte  pratik ve kolay bir salata tarifi sizlere,
işte buyrun malzemeler:
*1 su bardağı ince bulgur
*1 kilogram yoğurt
*Tuz
*Karabiber
*Ceviz
*Sarımsak

Bir gece önceden 1 kilo yoğurdun içine tuz ,karabiber ve ince bulguru ekliyoruz. Ağzı kapalı bir saklama kapında ertesi gün servis yapacağımız zamana kadar buzdolabında bekletiyoruz..Bir gece bekleyince servisten önce içine sarımsak rendeleniyor, arzu ederseniz ceviz parçaları da ekleyebilirsiniz. Sonra da servis yapabilirsiniz....
 

13 Aralık 2016 Salı

ISLAK KURABİYE

Bu defa sizlere bir kurabiye tarifi ile merhaba demek istedim....
8 aralık büyük kızım Zeynep'in doğum günü, 9 aralık günü evde arkadaşları ve aile dostlarımızla kızımın doğum gününü kutladık. Kendime göre elimden geldiğince güzel şeyler hazırlamaya çalıştım. Onun için bu ara tarif paylaşımlarım fazla olabilir.
 
 
 
ISLAK KURABİYE
Malzemeler:
2 yumurta
3 fincan şeker
2 yemek kaşığı kakao
1 paket margarin
vanilya
kabartma tozu
Hindistan Cevizi
 
Şerbeti İçin:
1 su bardağı şeker
1 su bardağı su
şeker eriyene kadar kaynatılacak....
 
*Bütün malzemeler yoğurularak cevizden küçük parçalar şeklinde yuvarlanıyor.
Piştikten sonra kurabiyeler sıcak şerbet soğuk olacak şekilde her kurabiye şerbete batırılıyor ve ardından Hindistan cevizine bulanıyor..
 



12 Aralık 2016 Pazartesi

MEVLİT KANDİLİ VE KUTLU DOĞUM HAFTASI

Yeni bir haftaya merhaba,
Öncelikle sayfamı ziyaret eden herkesin geçmiş "Mevlit kandili" mübarek olsun....
Dün kendimce düşünürken biraz kafam karıştı. Ben "Mevlit Kandili"ni peygamberimizin doğum günü diye biliyorum fakat bir de son yıllarda Nisan ayında "Kutlu Doğum Haftası" nı kutlar olduk..Onun için biraz araştırma yaptım.Ve sizlerle paylaşmak istiyorum.. Bu yazdıklarım bir internet sitesinden ALINTIDIR....
 
  • Mevlit Kandili, Hicri takvimdeki Rebiülevvel ayının 12. gününün sabahıymış. Bir başka deyişle bu ayın 11. gününü 12. güne bağlayan gece kutlanırmış. Bu gün, bizim kullandığımız Miladi takvimde her yıl değişen karşılığına göre değişiyor haliyle. Mesela bu yıl Mevlit Kandili‘ni 11 Aralık 2016'da tarihinde kutladık.
  • Kutlu Doğum Haftası ise, Miladi takvimin 571 yılındaki Hicri takvimin Rebiülevvel ayının 12. gününün kutlanmasıymış. Bu gün de Miladi takvime göre tam olarak 20 Nisan 571’e denkmiş ve Kutlu Doğum Haftası da bu günü içine alan hafta olurmuş. Örneğin bu yıl 20 Nisan 2017 tarihi perşembeye  denk geliyor ve bu günü içine alan 14-20 Nisan 2017 tarihleri, Kutlu Doğum Haftası diye kutlanıyormuş.
  • Dolayısıyla peygamberimizin doğum gününü her yıl iki kez kutlamış oluyoruz. Tabii bu hep böyle olmamış, 1989 yılında icat olmuş Kutlu Doğum Haftası.
    1989 yılında bu konuda yeni bir geleneğin icat edilmesinin ardında yatan niyeti merak etmedim değil yani.
    Bence okumadan araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle müslümalığımızı yaşamaya çalışana kişiler olarak (kendim bu grubun başında gelenlerdenim maalesef) daha dikkatli olmalı ve bid'at a düşmeden doğrusuyla ,Müslümanlığımızın gereklerini yerine getirmeliyiz..
     
    

    7 Aralık 2016 Çarşamba

    ÇOK HEYECANLIYIM İLK DEFA MİMLENDİM:))

    Haftanın tam ortasından selam,
              Çarşamba günlerini seviyorum çünkü haftayı tamamlamak için yokuş aşağıya geçiliyor. Sanki hafta sonu daha bir çabuk geliyor gibi hissettiriyor bana...
              Şu an blog dünyasındaki ilk mimleşmeye  http://oytunlahayat.blogspot.com.tr tarafından davet edildim. Ve kendisine, acemi bir blog sayfası sahibini düşündüğü için teşekkür ediyorum... Bakalım sorularımız neymiş??

    Soru 1. Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?

    Eveeet aslında zor bir soru insanın kendi eksikliklerini görmesi biraz zor oluyor ama 2017'de kafa olarak daha rahat biri olmayı istiyorum (mesela evde yemek yok benim için sorun, ütüler yapılacak benim için sorun, eyvah Defne'nin yoğurdu mayalanacak benim için sorun vb. vb. vb.) böyle ufak tefek şeyleri sorun etmemeyi öğrenmeyi istiyorum..
    Ayrıca bir de gerekli gereksiz herşeyi hafızaya alma huyumuda değiştirmek isterim. İyi şeyleri unutmamak güzel ama kötü şeyleri unutmamak hiç mi hiç iyi değil yani...

    Soru 2. Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabiki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeği dönüştürebilir. Ne dilerdin?

    Biz yeni yetişirken anket defterlerimiz olurdu arkadaşlarımıza cevaplatırdık. Cevaplamakta en zorlandığım sorulardandı. Malum insanız isteklerin sonu yok. ama yaş biraz ilerleyip anne baba olunca her şey farklılaşıyor tabii.
    Önce tabi ki sağlık istiyorum kendime, çocuklarıma eşime ve sağlığa ihtiyacı olan herkese...
    Ardından çocuklarımın eğitim hayatını garantiye alacak kadar bir para hiç fena olmazdı hani (biraz uç eğitim hayatı hayal ettim de:)))) 
    Ardından tüm ülkem için barış huzur ve mutluluk  maalesef artık her şeyi siyah görür olduk çünkü milletçe çok ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum....


    Soru 3. Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin... için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)
    Aslında hiç düşünmedim neler yapabilirim yeni yılda diye çocuklarımın eşimin ve benim sağlığımız yerinde olsun da iş de olur, para da kazanılır gerisi teferruat yaniii

    Soru 4. Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok para şart mı? Belki de değildir.
    Önce  ücretsiz izin alırdım ki Defne'yi okul çağına kadar ben yetiştirebileyim, yaş itibari ile enerjimin en verimli olduğu dönemlerde çocuklarımla rahatla ilgilenebileyim, gezebileyim tozabileyim
    (büyük ikramiye çıktığı için gezme tozma işi zaten kolay olurdu sanırım:)))) birde gerçekten şöyle bir hayalim var elimde nakit bir miktar para ile şu an önünden bile geçmediğim markaların dükkanlarında para saçmak çünkü malum normalde bize pek bakmıyorlar oralarda müşteri olarak, hoş değil ama gerçek....

    Soru 5. Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz.
    komik ama maalesef küçük çocuklu bir ev olduğu evde dünya kadar yarım işim var sağlık ve sıhhatim yerinde olsun onları tamamlayayım isterim:)))) çalışan bir bayan olarak el işleri yaparak biraz da olsa dejarj oluyor ve bu süreçte kendimle baş başa kalabiliyorum .Bundan dolayı dikiş dikmeyi öğrenmek istiyorum mesela yakın zaman hayali olarak......


              Benim cevaplarım bu kadar ,sanırım bu mimlenme olayının sonucu benimde başkalarını mimlemem..
    yeni bir blog sahibi olarak daha çok takipçim yok ama işte benim de MİMLEDİKLERİM.....

    http://www.gulsahonen.com/
    http://beautybeybi.blogspot.com.tr
    http://www.pembedunyamm.com/
    http://kahveyanimakyaj.blogspot.com.tr/
    http://hobikutum.blogspot.com.tr/

              Sanırım bu kadar yeterli
    sevgiyle kalın ve yorumsuz bırakmayın....

    6 Aralık 2016 Salı

    Evlilik Programlarına İNAT....

              Soğuk bir Bursa gününden herkese selam,,
    Bugün sizinle neler paylaşsam diye düşünürken şu her kanalda ayrı ayrı olan evlilik programları geldi aklıma.İnatla hala yoğun bir seyirci kitlesine sahip bu programlar. Ve bu programlarla uyutulmaya çalışıldığımızı düşünenlerdenim.
              Peki diyeceksiniz ki bu konu nereden aklına geldi. Maalesef ki bu ara Esra Erol'un programına ara sıra bakıyorum. Neden mi??
              Çünkü şahsen tanıdığım bir kişi neredeyse 1-1,5 aydır o programda....Bu kadar mı yalan dolan olur. Nasıl bir kurgulama bu senaryo işini kanal kendi mi ayarlıyor yoksa katılan kişi şahsen kendi mi hakkında bir senaryo yazıyor bilmiyorum ama bildiğiniz Meksika dizisi ayarında yaniiii..Oraya katılanların oyuncu castlarından geldiği artık biliniyor zaten  kimileri sanırım kanaldan  maaş alıyor, yorum yapanlardan da maaş alanlar var bence . Oturan kızların ve erkeklerin bazıları oyuncu yada kendini oyunca sananlardan, meşhur olma sevdası ile ekrana çıkayım da nasıl olursa olsun diyenlerden.. Dolayısıyla meşhur olma sevdası  ve para için gelenler çok. Bundan dolayı hangileri gerçek hangisi kurgu bilinmiyor.....
              Ben 14:30 'da okuldan çıkıyorum, 15:00 gibi evde oluyorum biraz dinlenme, ev toplama ve ufaklıkla ilgilenme derken  ortalama 16:30-17:00 gibi mutfağa giriyorum. Mutfakta çalışırken de tv açık olsun isteyenlerdenim. Fakat o saatte her kanalda evlilik ve muadili tarzda programlar. Bende sırf bir şeyler izlemek adına çok komik bulmama rağmen TRT1'de yayımlanan bir diziye takıldım. Dizinin ismi "Adını sen koy" sanırım bir Hint dizisinden uyarlama. Her gün hem izlerken kendime kızıp gülmeme rağmen ertesi gün ne olacak diye merak etmekten de kendimi alamıyorum. Merak edenler olursa her gün TRT1'de saat 17:00'de başlıyor..

               İşte benim çok çok dramatik dizim ve oyuncuları....
                Sizin de böyle kendinize kızdığınız veya saçma olduğunu bildiğiniz halde kendinizi izlemekten  alıkoyamadığınız diziler var mı?
              Sevgiyle kalın...
              Yorumlarınızı eksik etmeyin:))

    Dünya Kadın Hakları Günü


    5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 82. Yıldönümü kutlu olsun. Günümüzde hala yaşamın her alanında kadınlarımızın, eşit ve adil koşullarda yer alabilmesi, haklarının korunabilmesi için uğraş veriliyor. Sevginin, şefkatin ve özverinin sembolü olan kadınlarımızın "Dünya Kadın Hakları Gününü" kutlarım.
    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü ülkemizin geleceğinde söz sahibi olmamıza olanak tanıyan bu çok  önemli hakkı bizlere vermiş olması sebebiyle bir kez daha saygı,minnet ve şükranla anıyorum...

    5 Aralık 2016 Pazartesi

    İNSTAGRAM

    Yeni bir haftaya ve herkese merhaba,
    Benim çevremden edindiğim gözlemlere göre artık facebook ve twitter o kadar rağbet görmüyor.
    Herkes instagram ile meşgul...
    İnstagramın birden çok özelliği kullanım açısından daha da cazip hale getiriyor ....
    Ben özellikle aynı cihaz üzerinden farklı hesapları kullanma  ve yönetme özelliğini çok seviyorum.Çünkü benim iki hesabım var biri tamamen kişisel kendim ve çocuklarımı paylaştığım bir sayfa diğeri de kendime göre hoşuma giden bir görsel,sunum, eşya,yer vb gibi durumları paylaştığım bir sayfa...Ve bundan dolayı da instagramda zaman geçirmeyi seviyorum.
    Ayrıca dikkatimi çeken bir diğer noktada bloğu olan herkes artık instagramda daha fazla zaman geçirir oldu sanki acaba biraz bloglarını ihmal mi ediyorlar:)))
    Herneyse bende sizinle adresimi ve bazı görselleri paylaşmak istiyorum.Beni takip etmeyi unutmayın.....
    instagram adresim:
    hfdzmz....
     
    işte sayfam beğenilerinizi bekliyorum....
    Sevgiyle kalın..
    Yorumsuz bırakmayın....

    2 Aralık 2016 Cuma

    BÜYÜK BİR İLLET

    SELAM,
    Başlığa bakınca aklınızdan neler geçirdiniz bilemiyorum ama (Allah beterinden korusun) tırnak mantarı illeti ile meşgulüm maalesef.
    Ayak baş parmaklarımın tırnaklarında mantar var. O kadar dikkat etmeme rağmen nasıl oldu bilemiyorum. Önce alttan tırnak yatağı boşalmaya başladı, sonra renk değişikliği oldu ve yeni yeni tırnak yüzeyinde kalınlaşma başladı. Bu ara nette sürekli bunla ilgili araştırmalar yapıyorum ilginç ilginç paylaşımlar çıktı karşıma. Ben Nibulen tırnak setini ve yanında Lamisil hap kullanıyorum fakat bu hapın çok yan etkisi olduğu ve karaciğeri çok yorduğu ile ilgili yorumlar çok fazla (Zamanında Roaccutane kullanan biri olarak bunu çok önemsemedim aslında) .Onun dışında ilginç gelen paylaşımlardan biri de mantarlı tırnağı her gün Domestos ile yıkamak ,bunu paylaşanlar fayda gördüklerini falan yazmışlar...

    Onun dışında bu ay ilk defa medikal tırnak bakımı yaptırdım en azından tırnağım daha düzgün görünüyor şu an bakımı yapan kişi bana bir üründen bahsetti. Bu ürünün yurt dışından geldiğini ve çok çok etkili olduğunu söyledi MYKORED markası.

    Evet sayfama göz atanlardan bu konu ile ilgili görüş ,öneri ve varsa deneyimlerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyorum. Bu markanın ayak bakımı ile ilgili başka ürünleri de var, kullandıysanız değerlendirmeniz nasıldır?Benimle paylaşırsanız çok memnun olurum..
    SEVGİYLE KALIN....
    (YORUMSUZ BIRAKMAYIN:))