YENİ BİR TEHLİKE DAHA "RADON GAZI"

23 Aralık 2016 Cuma

Haftanın son iş günüden selamlar,
nasıl bir grip olduysam iki gündür kafayı kaldıramadım. Malum bu hastalıkta dinlenmeden geçmiyor. Ama  evde küçük çocuk olunca dinlenmek te biraz hayal gibi..
İki gece önce Show tv haberleri izlerken bir haber de "Radon Gazı " diye bir gaz ve tehlikelerinden bahsedildi.  Haberde ilk defa bu kavramı duydum ve merak edip biraz araştırdım ve bulduklarımı da sizlerle paylaşmak istiyorum....
 
RADON GAZI NEDİR?
Radon renksiz, gözle görülmez, tatsız, kokusuz ve radyoaktif bir gazdır. 1899 yılında Ernest Rutherford ve 1900 yılına Friedrich Ernest Dorn tarafından keşfedilen radon gazı alfa parçacığı yaymakta olup müsaade edilen miktarların üzerinde solunduğunda akciğer kanseri riskini arttırmaktadır.
 
Radon gazı toprakta, kayalarda ve sulardaki uranyumdan köken alır. Topraktaki radon, yukarı doğru hareket eder ve evlerin tabanlarındaki ya da duvarlarındaki çatlaklardan ve boşluklardan içeri sızar. Özellikle bodrum katlarda ve madenlerde radon gazı yoğun olarak birikebilir.
Daha az düzeyde olmak üzere, radon evlere, kullanılan kuyu suyu ile de girebilir. Radon gazı, başlıca zararlı etkilerini solunduğu zaman gösterir; radon içeren suyu içmekle mide kanseri olma olasılığı, radonu soluyarak akciğer kanseri olma olasılığına göre çok azdır. Ancak, sudaki radon, duş yaparken havaya karışabilir ve solunabilir.
 

Evlerdeki Radonun Bir Diğer Kaynağı Da, Yapı Malzemeleridir

Nefes yoluyla alınan radon gazı, radyoaktif parçacıklara bölünür ve akciğerde tutulur. Bu parçacıklar yıkılmaya devam eder. Yayılan alfa parçacıkları, bir yüzeye çarptığında, enerjileri yüzey tarafından emilir. İnsan derisi, bundan etkilenmeyecek kadar kalındır, ancak alfa parçacıkları, akciğer hücrelerini etkileyebilir. Bunun sonucunda hücre hasarı ve ileri dönemde de akciğer kanseri gelişebilir. Ancak, bu, radon gazına maruz kalan herkesin akciğer kanserine yakalanacağı anlamına gelmez. Akciğer kanseri riski, özellikle sigara içenlerde çok daha fazladır. Radon ile sigara “sinerjistik” etki gösterirler; yani, ikisine birden maruz kalındığında olacak zarar, ikisinin ayrı ayrı meydana getireceği zarardan daha büyüktür. Radon maruziyetinin, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %10-15 kadarından sorumlu olduğu tahmin edilmektedir.
 
Radondan korunmak için evler sık sık havalandırılmalı; özellikle bodrum katlardaki taban ve duvar çatlakları kapatılmalı ve yeni yapılan binaların radona dirençli olmasına dikkat edilmelidir. Evin altındaki radonu çekerek dışarı veren havalandırma sistemleri de işe yaramaktadır.
 
Yeni bir tehlike daha hayatımızda ,bilmek mi iyi bilmemek mi bilemedim ama..
Sanırım haberdar olmak ta fayda var..
Sevgiyle kalın...
Beni yorumsuz bırakmayın.....
 
 

8 yorum:

  1. merhaba... ilk kez geldim blogunuza.. takipteyim buyrun sizide beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim.Geleceğim..
      sevgiler

      Sil
  2. Merhabalar. Bloğunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. İlk fırsatta paylaşımlarınızı inceleyeceğim :) Ben de beklerim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim...
      sevgiler...

      Sil
  3. Bu bilgilendirici paylaşım için teşekkürler..
    Ben yeşimlehertelden...G+ ekledim sizi.
    http://yesimlehertelden.blogspot.com.tr sayfama da beklerim.Sevgiler....

    YanıtlaSil
  4. Ay tüylerim ürperdi. Çok tehlikeli. Heryer tehlike dolu malesef.

    YanıtlaSil

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *